• Orman ve Su İşleri Bakanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu
    Orman ve Su İşleri Bakanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu
  • CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
    CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
  • CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
    CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu
  • CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin
    CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin
  • Gün Fm Ziyaretler
    Gün Fm Ziyaretler
  • Her Cumartesi Gün FM’de yayınlanan Basın Odası
    Her Cumartesi Gün FM’de yayınlanan Basın Odası
  • Sağlıklı yaşam merkezi çalışanları Gün FM’de
    Sağlıklı yaşam merkezi çalışanları Gün FM’de
  • Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt
    Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt
  • Şuhut Kaymakamı Ferit Görükmez
    Şuhut Kaymakamı Ferit Görükmez
  • Tabip Odası Başkanı Dr. Murathan Leblebicioğlu
    Tabip Odası Başkanı Dr. Murathan Leblebicioğlu
Afyon Gün Fm 99.9
Israrla…
Israrla…
29 Eylül 2017 günü, Kurtuluş gazetemizde yayımlanan “O çocuk odasında ne yapıyor öyle” başlıklı yazımız, eğitimciler ve aileler arasında hayli ilgi gördü. Sosyal medyada da çok paylaşıldı. Hatta, bazı eğitimci...
13 Ekim 2017 11:38
Font1 Font2 Font3 Font4

29 Eylül 2017 günü, Kurtuluş gazetemizde yayımlanan “O çocuk odasında ne yapıyor öyle” başlıklı yazımız, eğitimciler ve aileler arasında hayli ilgi gördü. Sosyal medyada da çok paylaşıldı. Hatta, bazı eğitimci dostlarımız, yazıyı çoğaltarak, ailelere dağıttılar. Yalnızca ilgilerine ve yazımıza verdikleri değere değil, çocuklar üzerindeki duyarlılıklarına da çok teşekkür ediyorum. O yazının sonunda, bu konuda yazmaya devam edeceğimin işaretini de vermiştim. Israrla devam edeceğim. Şimdi o görevin bir parçasını daha yerine getiriyorum:

 

O çocuk, sokakta ne yapıyor acaba?

Sokağa çıkmayan çocuk olur mu hiç; tabii ki çıkacaklar hatta çıkmalıdırlar.

Ancak… Evet ancak, biz de bilmeliyiz nerede, kimlerle olduklarını, ne yaptıklarını.

Nasıl bileceğiz bunu? Peşlerinde zabıta gibi dolaşarak mı, peşlerine izleyici takarak mı?

Tabii ki değil. Yani tam olarak öyle değil; biraz öyle gibi biraz da başka yöntemlerle…

 

Her anne-baba çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmeyi ve onu her türlü tehlikeden korumayı ister hatta bunu kendine görev bilir. Bu doğrudur, elbette böyle de olmalıdır. Ancak, nasıl?

Çocuğunuzla her zaman, her yerde birlikte olamayacağınıza göre; en iyi yol, onu bu konuda bilgilendirmek olmalıdır. Öyle nasihat eder gibi değil ama, çocuklar sıkılır bundan; onun için, arkadaşça, sohbet eder gibi, sır paylaşır gibi yapılmalı bu bilgilendirmek.

 

Sokaklardaki tehlikeler deyince yalnızca can tehlikesi yaratan trafik kazaları akla gelmiyor elbette; sigara alışkanlığı, alkole alışma hatta uyuşturucuya bulaştırılma ve en sinsi tehlike cinsel istismar… Her biri ayrı başlıklarla ele alınacak konu aslında. Ama biz bunu tek başlıkta toplayıverdik. Siz duruma göre değerlendirirsiniz artık.

 

Psikologların önerisi; başta söylediğim gibi, çocuğa şefkatle yaklaşmak.

Onları dinlemeye, neye eğilimleri olduğunu anlamaya çalışalım. Bunun için, kimlerle arkadaşlık ettiklerini öğrenerek, gizli bir araştırmayla, çevresindeki kişilerin sigara, alkol veya uyuşturucuya yatkınlıklarını ya da kullanmakta olduklarını öğrenebiliriz. O çevreyi sakıncalı bulursak; baskı kurmadan, bildiklerimizi belli etmeden onu o çevreden uzaklaştırmak için, yeni bir çevre yaratmanın yollarını araştırabiliriz.

 

En sinsi tehlikenin cinsel istismar oluğunu söylemiştik.

Bu tehlikeden koruyabilmek için, eğitimcilerle ve uzmanlarla işbirliği yapmak gerekir.

Eğer böyle bir şey yaşamışsa çocuk, onu kınayıp onurunu kırmadan ona tehlikenin hayatını nasıl kötü etkileyebileceğini anlatmamız gerekiyor. Cinsel yaşamın da yaşam gerçeğimizin bir parçası olduğunu ancak bunun zamanını ve uygun partnerin ne olduğunu örnekler vererek anlatmaktan çekinmemelidir. Bunun nasıl olacağını uzmanlar anlatacaktır.

 

Bunlara ek olarak bir de güvenlik güçlerinin tavsiye ve önerileri var.

Onları da sıralayarak şimdilik bir virgül daha koyalım konuya.

Nokta değil, virgül diyorum, çünkü bu konu hayli sürecek…

 

Güvenlik güçlerinin tavsiyelerinden önemli olanları şöyle:

 

– Aile, çocuğun iletişimde bulunduğu kişileri tanımalı. Çocukla daima iletişim halinde kalınmalı. Mümkünse çocukla her gün o gün yaptıkları ile ilgili ayrıntılı olarak konuşmalı. Çocuğun yaptıklarını ailesine anlatması için ona gereken güven verilmeli ki çocuk ebeveynlerinden çekinmeden her şeyi anlatabilsin.

– Çocuğun okula veya başka bir yere giderken bilinen yolları kullanması sağlanmalı. Akşam geç vakitlerde dışarıda kalmasına çok fazla izin verilmemeli. Çocuğa, ailesi yanında olmadıkça kaldırımın araç trafiğine uzak tarafından yürümeleri öğretilmeli.

– Çocuklara, aile ve yakınları haricindeki yabancı şahıslardan yiyecek veya içecek kabul etmemeleri, yabancılar tarafından davet edildikleri yerlere asla gitmemeleri öğretilmeli. Tanıdık olması bu kişiye kayıtsız şartsız güvenilebileceği anlamına gelmez. Çocuğun ebeveynine haber vermeden herhangi biriyle bir yere gitmesine kesinlikle engel olunmalı.

– Çocuk evde yalnızken kapıyı ebeveynleri dışında kimseye açmaması öğretilmeli.

– Kendini ifade edemeyecek kadar küçük çocukların üzerinde ebeveynleri ile irtibat kurulabilecek telefon ve adres bilgilerinin yazılı olduğu bir not bulundurulmalı.

– Kaybolmaları halinde aile ile nasıl irtibat kurabilecekleri çocuğa mutlaka öğretilmeli.

– Okul öncesi çocuklar ev dışında kısa süreliğine de olsa kesinlikle yalnız bırakılmamalı. Çocuk özellikle çevredeki su birikintisi, uçurum, inşaat gibi yerlerden uzak tutulmalı.

– Çocukların üzerlerinde fazla miktarda para ve kıymetli eşya bulunmamasına dikkat edilmeli.

– Çocuğa, kaybolduğundan hemen jandarma, asker, polis, zabıta gibi üniformalı kişilerden yardım istemesi öğretilmeli.

 

 


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa