• DOLAR
    $2.162,3700
    ( -₺0,50 )
  • EURO
    $0,7543
    %0,40
  • ALTIN
    $35.456,9000
    %-0,10
  • BIST
    92,3198
    ( -₺0,01 )
“Kadınlarımız haklarına sahip çıkmalı”

“Kadınlarımız haklarına sahip çıkmalı”

Gün FM’de yayınlanan Basın Odası programında 5 Aralık Kadın Hakları Günü dolayısıyla bu konu işlendi. Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu Basın Odası programına Gazeteciler Ahmet Tunca, Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim yorumlarıyla katıldılar. “Bu hak dünyadaki pek çok ülkeden önce ülkemizde verilmiştir” 5 Aralık 1934’de Ulu Önder Atatürk’ün öncülüğünde Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı […]

Gün FM’de yayınlanan Basın Odası programında 5 Aralık Kadın Hakları Günü dolayısıyla bu konu işlendi. Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu Basın Odası programına Gazeteciler Ahmet Tunca, Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim yorumlarıyla katıldılar.
“Bu hak dünyadaki pek çok ülkeden önce ülkemizde verilmiştir”
5 Aralık 1934’de Ulu Önder Atatürk’ün öncülüğünde Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanındığını kaydeden Gazeteci İsmail Akar, “Bu hak dünyadaki pek çok ülkeden önce ülkemizde verilmiştir. Bu tarih çok önemli bir gündür. 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin ilan edilmesiyle kadınlarımızın kamusal alana girmeleri sağlandı. Tevhidi Tedrisat’ın çıkmasıyla da kadın ve erkeklerin eşit bir şekilde eğitim hakkından faydalanmalarının önü açılmış oldu. 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun ile kadınlarımız boşanma, velayet ve malların üzerindeki tasarruf hakkını elde etmiş oldular. Hemen sonrasında Belediye yasası çıkarıldı. Bu yasa ile kadınlar belediyedeki görevlere seçme ve seçilme hakkına kavuşmuş oldular. Yine aynı dönemde doğum izni düzenlendi. Sonrasında değiştirilen köy kanunu ile de kadınlara muhtar olma hakkı verildi. 5 Aralık 1934’de ise Avrupa’daki ilk ülke olarak kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı tanındı. Bu önemli tarihin yıldönümü tüm kadınlarımıza kutlu olsun” şeklinde değerlendirmede bulundu.
“Çocukların ilk öğretmeni anneleridir”
Sözlerine Kadın Hakları Günü’nü kutlayarak başlayan Gazeteci Ahmet Tunca, “Kadınlar Osmanlı döneminde nüfus sayımında sayılmazlardı. Osmanlı’da parlamento olduğu dönemlerde de yine burada kadınlara rastlamıyoruz. Kadınlar asırlarca kafeslerin arkasına kapatılmıştır. Hâlbuki Türk töresinde böyle bir uygulama yoktur. Kadın en az Han ve Hakan kadar yetkilidir. Bunu tarihin çeşitli dönemlerinde görmekteyiz. Kadınlarımıza Atatürk’ün önderliğinde seçme ve seçilme hakkı birçok ileri devletten önce verilmiştir. TBMM’ye ilk kadın vekil olarak Eskişehir’den Satı Kadın’ın seçildiğini biliyoruz. Bugünlere gelindiğinde kadınlarımızın parlamentoda yetersiz oranda da olsa görev aldıklarını görüyoruz. Hatta bu konuda kota getiren partiler var. Kadınlarımız toplam nüfusumuzun yarısını oluşturuyor. Onlara annelik gibi kutsal bir görev bahşedilmiştir. Çocukların ilk öğretmeni anneleridir. Anne cahil kalırsa çocuğunu nasıl eğitecek? Asırlarca kadınlarımız cahil bırakıldı. Yakın tarihe kadar kadınlarımızın okumalarına engel olundu. Son yıllarda bunun değiştiğini görmek beni sevindiriyor” diye konuştu.
“Geçmişte kadınına adı yoktu”
Geçmişte kadının adının olmadığını, günümüzde ise bunun değiştiğini belirten Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Özellikle 1980 sonrası sosyal ve ekonomik hayata baktığımızda daha fazla kadının iş gücüne katıldığını söyleyebiliriz. Bu kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları açıdan önemlidir. Eğitim hakkını ve ekonomik bağımsızlığını elde eden kadınlarımız toplumda hak ettiği yeri almaya başlamışlardır. Bunun sonucu olarak da siyasette ve sosyal hayatta diledikleri yerlere gelebiliyorlar. Kadınlar daha çalışkan ve disiplinlidirler. Üniversiteyi bitirme, yüksek lisans ve doktora yapma oranları erkeklere göre daha fazla. Ne yazık ki özellikle kırsalda yaşayıp, eğitim alamayan ve ekonomik bağımsızlığını kazanamayan kadınlarımız şiddet görmeye devam ediyorlar. Toplumun tamamı eğitilir ve belli bir seviyeye getirilirse bu azalacaktır. Kadın cinayetleri, tacizler, baskılar, şiddetler maalesef ülkemizde ve dünyada yaşanmaya devam ediyor. Bu yaşananların ekonomik sıkıntılar ve bozulan psikoloji ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Zayıf karakterli erkeklerin güçlerini kadında göstermeleri neticesinde yaşanan şiddet olayları bu konuda yasaların yaptırımı arttıkça azalacaktır. Kadın Hakları Günü kutlu olsun” şeklinde konuştu.
“Kadınlarımız hayatın her alanında”
Günümüzde kadınlarımızın haklarının büyük ölçüde bilincinde olduklarını ve hayatın her alanına dâhil olduklarını kaydeden Gazeteci Polat Yılmaz, “Bundan hepimiz çok mutluyuz. Ancak bu memlekette 6 yaşındaki çocukla evlenilir ve hamileler sokağa çıkmasın diyenler oldu. Bu tarz söylemde bulunanlara kadınlarımız ne yaptılar? Hala o kafa, toplumda kadınları biçimlendirmeye ve geriye götürmeye çalışıyor. Buna karşı hangi kadın örgütü ne yaptı? Birkaç cılız sesin dışında ben hatırlamıyorum. Atatürk çok büyük bir lider. Kadınlarımıza birçok ülkeden önce haklarını vermiştir. Günümüzde hem kadınlarımız, hem erkeklerimiz haklarına sahip çıkmalı. Hamileler sokağa çıkmasın diyen bir yobaza herkes haddini bildirmelidir. 6 yaşındaki bir çocukla evlenilebilir diyen kişiye de haddi bildirilmelidir. Bunun bir sürü yolu vardır. Bu tarz kafalar protesto edilmelidir. Peygamberimiz elle uyar, dille uyar, olmazsa buğz et diyor. Yapılacak bir şeyler illa ki vardır. Kadınlarımızın günlerini kutluyorum” diye değerlendirmede bulundu.
Basın Odası’nda 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla engellilerimizin sorunları ile ilimizdeki eğitimin durumu da değerlendirildi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır