• DOLAR
    $4.332,8900
    ( ₺0,92 )
  • EURO
    $1,4957
    %0,42
  • ALTIN
    $57.265,7400
    %0,19
  • BIST
    90,3152
    ( -₺0,00 )
“Yatırım alan illerin nüfusu her zaman artar”

“Yatırım alan illerin nüfusu her zaman artar”

Gün FM’de yayınlanan Basın Odası programında ilimizin son açıklanan nüfusu ve bunun etkileri değerlendirildi. Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu programa Gazeteciler Ahmet Tunca ve Ertuğrul Sevim yorumlarıyla katıldılar. Afyonkarahisar’ın geçtiğimiz hafta içinde merkez ve ilçeler olmak üzere nüfusunun açıklandığı bilgisini aktaran Gazeteci İsmail Akar, “Nüfus açıklandıktan sonra ilimizin büyükşehir olup olamayacağı konusu yeniden gündeme geldi. […]

Gün FM’de yayınlanan Basın Odası programında ilimizin son açıklanan nüfusu ve bunun etkileri değerlendirildi. Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu programa Gazeteciler Ahmet Tunca ve Ertuğrul Sevim yorumlarıyla katıldılar.
Afyonkarahisar’ın geçtiğimiz hafta içinde merkez ve ilçeler olmak üzere nüfusunun açıklandığı bilgisini aktaran Gazeteci İsmail Akar, “Nüfus açıklandıktan sonra ilimizin büyükşehir olup olamayacağı konusu yeniden gündeme geldi. İlimizin nüfusu 714 bin 523 olarak açıklandı. İlimizde kadın nüfusu erkek nüfusundan daha fazla görülüyor. 2015 yılında nüfusumuz 709 bin 15 olarak görülüyor. Yani bir yıl içerisinde yaklaşık 5 bin kişilik bir artış görünüyor. Afyon merkezin nüfusu bu son açıklamaya göre 290 bin 706, Sandıklı 55 bin 770, Dinar 47 bin 292, Bolvadin 44 bin 539, Sinanpaşa ise 40 bin 119 olarak görülüyor. Sonrasında diğer ilçelerimiz sıralanıyor. 2012 nüfus sayımıyla karşılaştırdığımızda ilçe merkezlerinde 27 bin artış var. En fazla nüfusu azalan ilçe ise 3 bin kişiyle Çay ilçemiz. 2 bin kişi azalan ilçeler ise Sandıklı, Emirdağ ve Şuhut. Bin kişi azalan ilçelerimizi ise Dinar, Bolvadin, Sinanpaşa, Sultandağı ve Evciler olarak sıralayabiliriz. İş, aş, ekmek derdinde insanlar büyük şehirlere göç ediyorlar. Beldedeki ilçeye, ildeki ile, illerdekiler ise büyük illere gidiyorlar” şeklinde konuştu.
“Bugün ülkemizde çok yanlış bir şehirleşme uygulanıyor”
1920’lerde savaştan çıktıktan sonra ülkemizin yaklaşık nüfusunun 10 milyon civarında olduğunu belirten Gazeteci Ahmet Tunca, “Savaşlar nedeniyle erkek nüfusu oldukça azalmıştı. Erkek nüfusu üçte bire düşmüştü. Son yıllarda ise erkek ve kadın nüfusunun eşitlendiğini görüyoruz. Maalesef bir süredir yanlış politikalar nedeniyle köylerde yaşayan nüfus büyük şehirlere göç etmeye başladı. Bu adeta teşvik edildi. İnsanlar köylerinde topraktan karınlarını doyuramadılar ve şehirlere göç edip asgari ücrete veya daha da altında bir ücrete razı olup çalışmaya başladılar. Şu anda da bu durum maalesef devam ediyor. Şehirlerde düşük ücrete razı olup, varoş diyebileceğimiz yerlerde yaşam mücadelesi veriyorlar. Bugün ülkemizde çok yanlış bir şehirleşme uygulanıyor. İstanbul’un nüfusu yaklaşık 14 milyon civarında. Şehir bu nüfusla yaşanmaz bir hal aldı. Orada yaşayan insanlar trafikte her gün adeta cinnet geçiriyorlar. Çok kalabalık ve karmaşık bir yapı. Bir sürü istenmeyen olay yaşanıyor. Çünkü kimin ne olduğunu kontrol etmek oldukça zor. Yine şehrimizin nüfusu az olmasına rağmen trafik problemi yaşanıyor. Bu durum iyi bir planlama yapılamadığını gösteriyor” diye değerlendirmede bulundu.
“Geçtiğimiz yıla göre ilimizde 5 bin kişilik bir artış olduğunu görüyoruz”
Son açıklanan nüfus durumuna göre hem ülke hem de ilimizin nüfusunun arttığını belirten Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Geçtiğimiz yıla göre ilimizde 5 bin kişilik bir artış olduğunu görüyoruz. Bu küçük bir ilçe ölçeğinde ilimizin nüfusunun artışı demektir. İl merkezinin nüfusunun artması, diğer ilçelerde nüfusun azalması yatırımla ilgilidir. Yatırım alan illerin nüfusu her zaman artar. Yatırım alamayan yerler ise küçülmeye mahkum ediliyor. Bu bilinçli yapılan bir politikadır. İnsanları il merkezlerine çekmeye uğraşıyorlar. Kişiler köyündeki, kasabasındaki güzel evini bırakıp geliyorlar ve apartman dairesi alıp şehirde yaşamaya başlıyorlar. İl merkezi kalabalıklaştıkça okullarda sınıflar öğrencileri almaz duruma geliyor. İnsanlar şehir yaşamının zorluklarıyla mücadele ediyorlar. Bunun nedeni rantın bir yerde toplanması ve belli insanların bu ranttan faydalanmasıdır. Bu bilinçli yapılan bir uygulamadır. İnsanların il merkezlerine yönelmesi, orada pahalıya ev almaları için il merkezlerine iyi hastaneler yapılıyor. İlçe hastanelerinde ise doğru dürüst doktor bulamıyorsunuz. İl merkezine iyi öğretmen veriyorsunuz. İlçelerde, köylerde öğretmen bulamıyorsunuz. Sonra ilçelerimiz nüfus kaybediyor. Yatırımın tamamı il merkezlerine yapılırsa bu durum normaldir. Bunun değişmesi lazımdır” şeklinde konuştu.
Programın son bölümünde ilimizin büyükşehir olması konusu da değerlendirildi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır