Gözden kaçırmayın

KÖPRÜLER MİLLETİNDİR, 30 YILLIĞINA DEVREDİLEMEZ!KÖPRÜLER MİLLETİNDİR, 30 YILLIĞINA DEVREDİLEMEZ!

Bülbül, şunları kaydetti:

"Milletimizin alın teriyle, vergileriyle ve devletimizin imkânlarıyla inşa edilen köprü ve otoyolların özelleştirme adı altında geleceğinin ipotek altına alınması, Demokrat Parti açısından kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.

Köprüler, otoyollar ve benzeri stratejik ulaşım altyapıları yalnızca birer ticari işletme değildir. Bunlar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ekonomik ve stratejik varlıklarıdır. Dolayısıyla bu değerlerin değerlendirilmesinde temel ölçü, belli çevrelerin ticari kazancı değil, milletin ve devletin uzun vadeli menfaati olmalıdır.

Genel Başkanımız Sayın Gültekin Uysal’ın da en güçlü şekilde ifade ettiği üzere; gerçekten amaç devletin, milletin ve vatandaşın menfaatini korumaksa, bu stratejik millî varlıkların dar bir yatırımcı grubuna devredilmesi yerine halka arz edilmesi çok daha doğru ve adil bir yöntem olacaktır.

Çünkü Demokrat Parti olarak biz, devletin sahip olduğu ekonomik değerlerin milletin ortak malı olduğu anlayışını savunuyoruz. Milletin vergileriyle meydana getirilen bir varlığın, milletin ekonomik olarak dışlandığı bir modelle belirli çevrelerin tasarrufuna bırakılmasını doğru bulmuyoruz.

“MİLLETİN OLAN, MİLLETİN OLMAYA DEVAM ETMELİDİR”

Kırat geleneğinin ve merkez sağ siyasetin temelinde; devletin güçlü, ekonominin üretken, vatandaşın mülk ve refah sahibi olması vardır.

Bizim anlayışımızda devlet, milletin üzerinde bir ekonomik güç değil; milletin emanetini koruyan ve gelecek nesillere aktaran bir kurumdur.

Bu nedenle köprü ve otoyollar başta olmak üzere stratejik kamu varlıkları değerlendirilirken şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu yararı esas alınmalıdır.

Eğer bu varlıkların ekonomiye kazandırılması hedefleniyorsa, bunun yolu milletin ortak olduğu bir modelden geçmelidir. Halka arz, vatandaşın da bu millî servetin ortağı olmasını sağlayacak, mülkiyetin tabana yayılmasına katkı sunacaktır.

Biz Demokrat Parti olarak, milletimizin öz malının birkaç şirketin veya dar bir sermaye çevresinin menfaat terazisinde tartılmasına asla razı değiliz.

Devletin malı milletindir.

Milletin alın teriyle yapılan eserler milletin ortak değeridir.

Millî servetin geleceği, günübirlik ekonomik hesaplara kurban edilmemelidir.

“KAMU YARARI HER ŞEYİN ÜZERİNDEDİR”

Bugün Türkiye’nin ihtiyacı; stratejik kamu varlıklarını elden çıkarmak değil, devletin ekonomik gücünü ve milletin refahını artıracak kalıcı politikalar üretmektir.

Devletin elindeki varlıkların yönetiminde elbette ekonomik verimlilik gözetilmelidir. Ancak verimlilik adına kamu yararı ikinci plana atılamaz. Bir devletin gücü yalnızca kasasındaki para ile değil; sahip olduğu stratejik varlıkları, üretim kapasitesi ve ekonomik bağımsızlığı ile ölçülür.

Demokrat Parti olarak biz; özelleştirme politikalarının karşısına ideolojik bir anlayışla değil, kamu yararı, millî menfaat ve ekonomik akıl temelinde çıkıyoruz.

Bugün yapılması gereken, milletin ortak değerlerini korumak, ekonomide mülkiyeti tabana yaymak ve vatandaşımızı ülkenin ekonomik büyümesinin gerçek ortağı haline getirmektir.

Bu vesileyle Genel Başkanımız Sayın Gültekin Uysal’ın ortaya koyduğu bu güçlü ve kurumsal duruşun, yalnızca Demokrat Parti teşkilatlarının değil, milletimizin ortak hassasiyetlerinin de bir yansıması olduğunu ifade ediyoruz.

Demokrat Parti Afyonkarahisar teşkilatı olarak açıkça söylüyoruz:

Milletin alın teriyle yapılan eserler milletin geleceğine hizmet etmelidir.

Millî servet, milletin menfaatinden bağımsız değerlendirilemez.

Stratejik kamu varlıkları dar çevrelerin değil, 86 milyon vatandaşımızın ortak değeridir.

Devlet nizamı adaletle, ekonomi üretimle, millî servet ise milletin ortak menfaatiyle kaimdir.

Bu anlayıştan hareketle, köprü ve otoyollar başta olmak üzere stratejik kamu varlıklarının geleceği konusunda şeffaf, hesap verebilir ve milletin ortaklığını esas alan bir yaklaşım ortaya konulmasını talep ediyoruz.

Kırat’ın temsil ettiği merkez sağ anlayışının temelinde millet vardır, devlet vardır, adalet vardır.

Ve biz inanıyoruz ki:

Son söz her zaman milletindir.

Son söz, TÜRK MİLLETİNİNDİR"