Gözden kaçırmayın

"Kongreler Tamamlandı"

Aladağ, şunları kaydetti:

"Fon krizi büyüyor, yatırımcılar parasını bekliyor, borsa değer kaybediyor. Ancak milletin cevap beklediği sorulara hâlâ açıklık getirilemiyor. İktidar cephesinde ise sorumlulukların ortaya çıkarılmasından çok, yaşananların siyasi sonuçları tartışılıyor.

BIST 100 endeksi, 14 Eylül’de 14.235,83 puandayken 23 Ekim’de 11.116,99 puana geriledi. Yaklaşık yüzde 21,9’luk düşüş yaşandı. BIST Tüm şirketlerinin toplam piyasa değeri de mayıs ayındaki 22,64 trilyon TL seviyesinden 2 Ekim’de 16,21 trilyon TL’ye indi. Aradaki fark 6,43 trilyon TL. Bu rakam piyasa değerindeki düşüşü gösteriyor; doğrudan gerçekleşmiş yatırımcı zararı anlamına gelmiyor.

Öte yandan, tasfiyesine karar verilen 131 fonda 455 bin 758 yatırımcı bulunuyordu. 22 Ekim itibarıyla 55 bin 755 hesaba toplam 49,7 milyar TL ödeme yapılmıştı. Ancak herkesin parasını eksiksiz geri alıp alamayacağı sorusu hâlâ önemini koruyor.

MAĞDURLARIN ÇIĞLIĞI: “SESİMİZİ DUYUN, BİZ GİDİYORUZ!”

Fon mağdurları seslerini duyurmaya çalışıyor. İnsanlar birikimlerini, emeklerini ve geleceklerini kaybetme korkusuyla mücadele ediyor. Haykırışları yürek burkuyor:

“Sesimizi duyun, biz gidiyoruz!”

Bu sözler, belirsizlik içinde bekleyen insanların feryadıdır. Yetkililerin görevi bu çığlığı görmezden gelmek değil, mağdurlara açık cevap vermek ve haklarının nasıl korunacağını ortaya koymaktır.

Böylesine büyük bir krizde milletin sormayacağı soru kalır mı? Peki, cevap veren kim?

CUMHURBAŞKANI’NI ZOR DURUMDA BIRAKANLAR NEDEN AÇIKLANMIYOR?

AK Parti içinden bazı isimlerin, yaşananların Cumhurbaşkanı’nı zor durumda bıraktığını ve kendisine haksızlık yapıldığını söylediği ifade ediliyor.

O zaman açıkça soruyoruz: Bu yanlışı kim yaptı? Cumhurbaşkanı’nın zor durumda bırakıldığını söyleyenler, sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kişilerin kim olduğunu neden açıklamıyor?

Bir yanlış yapıldığını söylemek yetmez. İddialar araştırılmalı, somut bilgiler paylaşılmalı ve sorumluluklar hukuk çerçevesinde belirlenmelidir. Kamuoyu, kapalı kapılar ardında konuşulanları değil, açık ve net cevapları bekliyor.

GECE YARISI ÖNERGESİYLE HANGİ SORUN ÇÖZÜLDÜ?

21 Ekim gecesi Meclis’e sunulan ve yaklaşık 250 bin yatırımcıyı ilgilendiren düzenleme, 22 Ekim’de kabul edildi. Ancak bir düzenlemenin kabul edilmesi, bütün mağduriyetlerin giderildiği anlamına gelmez.

Vatandaşın parası ortada, soruları ortada. Mağdurlar seslerini duyurmaya çalışırken iktidarın görevi yapılan düzenlemeleri savunmakla yetinmek değil, yatırımcıların haklarının nasıl korunacağını açıkça ortaya koymaktır.

Önce denetimin nerede yetersiz kaldığını açıklayın! Sonra sorumluları belirleyin! En önemlisi, vatandaşın hakkını koruyun!

BİZİM SÖZÜMÜZ NET!

Fon krizinin bütün yönleri araştırılmalı, denetim süreçleri şeffaf biçimde açıklanmalı, sorumluluğu tespit edilenler hukuk önünde hesap vermeli ve yatırımcıların hakları korunmalıdır.

Kimseyi mahkeme kararı olmadan suçlu ilan etmiyoruz. Ancak hiçbir iddianın cevapsız bırakılmasını da kabul etmiyoruz.

Atalarımızın sözü boşuna söylenmemiş:

“KÖRLER SAĞIRLAR, BİRBİRİNİ AĞIRLAR!”

Millet kayıplarının hesabını sorarken birbirini savunmak çözüm değildir. Siyasi açıklamalar güveni tek başına yeniden tesis edemez. Güven, şeffaflıkla ve hesap verebilirlikle kazanılır.

Unutulmasın: Milletin parası söz konusuysa suskunluk değil açıklık, savunma değil sorumluluk, söz değil hesap gerekir!