Gözden kaçırmayın

İYİ Parti'den Cumhuriyet KutlamasıİYİ Parti'den Cumhuriyet Kutlaması

Ekonomik krizden yüksek faizlere, yolsuzluk ve fon iddialarından işsizliğe, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısından Afyonkarahisar’daki pancar üreticilerinin sorunlarına kadar birçok konuyu değerlendiren Mısırlıoğlu, iktidara sert eleştiriler yöneltti. “Dirilişle başlayıp kuruluşla devam eden, soyuluşla sürdürülen ve şimdi çöküşe gelen bir süreci yaşıyoruz” diyen Mısırlıoğlu, “Millet artık her şeyi görüyor. Milletin uyanışı başlamıştır. İlk sandıkta bunun sonucunu hep birlikte göreceğiz” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve partinin 9. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen program sonrası İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, Türkiye ve Afyonkarahisar gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Çay Belediye Başkanı Yaşara Kemal Kantartopu,İlçe başkanları, il yönetim kurulu üyeleri, kadın kolları temsilcileri, partililer, basın mensupları ve vatandaşların katıldığı programda konuşan Mısırlıoğlu, Cumhuriyet'in 103. yılını kutlayarak katılımcılara teşekkür etti.

Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla haftalık basın toplantısını farklı bir ortamda gerçekleştirdiklerini belirten Mısırlıoğlu, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi şartlar nedeniyle önemli sorunların konuşulması gerektiğini ifade etti.

“25 YILLIK YORGUN İKTİDAR ÜLKEYİ YÖNETEMİYOR”

Türkiye'nin yaklaşık sekiz yıldır devam eden ekonomik krizden çıkamadığını savunan Mısırlıoğlu, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesinin ardından ekonomik sorunların ağırlaştığını söyledi.

Mısırlıoğlu, “Yaklaşık 25 yıllık yorgun bir iktidar tarafından yönetiliyoruz. Daha doğrusu artık yönetilemiyoruz. Özellikle bizim ucube olarak nitelendirdiğimiz başkanlık sistemine geçişten bu yana ne faizleri düşürebildiler ne dövizin yükselişini durdurabildiler ne de ekonomik kötü gidişatın önüne geçebildiler. Sürekli milletimize bir sonraki yılı hedef gösteriyorlar. Sabredin diyorlar, şükredin diyorlar, biraz daha bekleyin diyorlar. Ancak vatandaşın artık bu açıklamalara tahammülü kalmadı” dedi.

İktidarın ekonomik başarısızlıklarının sorumluluğunu üstlenmediğini ileri süren Mısırlıoğlu, hükümetin sürekli yeni hedefler açıklamasına rağmen vatandaşın hayatında olumlu bir değişim yaşanmadığını dile getirdi.

“23 BİN LİRA ALAN EMEKLİNİN ALIM GÜCÜ YARI YARIYA ERİDİ”

Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara geniş yer ayıran Mısırlıoğlu, maaş artışlarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını savundu.

En düşük gelir grubundaki emeklilerin geçim mücadelesi verdiğini belirten Mısırlıoğlu, 23 bin lira maaş üzerinden yaptığı değerlendirmede emeklilerin alım gücünün büyük ölçüde azaldığını öne sürdü.

“Bugün 23 bin lira maaş alan bir emeklimizin alım gücünün yüzde 50 oranında eridiğini söylüyoruz. Yani vatandaşımızın cebindeki paranın değeri düşmüş, geçmişte aldığı ürünleri artık alamaz hale gelmiştir. Emeklimiz pazara gidiyor, filesini dolduramıyor. Asgari ücretlimiz geçinemiyor. Memurumuz, işçimiz, dar gelirlimiz her geçen gün daha da yoksullaşıyor. Maaş rakamları artıyor gibi görünüyor ama vatandaşın satın alabildiği ürün miktarı sürekli azalıyor.”

TÜİK tarafından açıklanan enflasyon ve gelir göstergeleriyle vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı fiyat artışları arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu savunan Mısırlıoğlu, ekonomik başarının rakamlarla değil, vatandaşın refah seviyesiyle ölçülmesi gerektiğini kaydetti.

“MİLYONLARCA GENCİMİZ İŞSİZLİKLE MÜCADELE EDİYOR”

Konuşmasında işsizlik sorununa da değinen Mısırlıoğlu, özellikle gençlerin geleceğe ilişkin umutlarını kaybetme noktasına geldiğini söyledi.

 Üniversite mezunu gençlerin iş bulamadığını, meslek sahibi insanların çalışma imkânına ulaşmakta zorlandığını belirten Mısırlıoğlu, işsizliğin bazı genç gruplarında çok yüksek seviyelere ulaştığını ileri sürdü.

Mısırlıoğlu, “Etrafınıza bakın. Binlerce değil, milyonlarca işsiz gencimiz var. Bu gençlere gelecek sunulamıyor. Ülkemizin en büyük sermayesi olan genç nüfusumuz maalesef kaderine terk ediliyor. Ortada kalıcı bir çözüm olmadığı gibi bu sorunu ortadan kaldırabilecek ciddi bir atılım da göremiyoruz” ifadelerini kullandı.

“DİRİLİŞ, KURULUŞ, SOYULUŞ VE ŞİMDİ ÇÖKÜŞ!”

İktidarın siyasi söylemlerine de göndermede bulunan Mısırlıoğlu, hükümete yönelik en sert eleştirilerini bu bölümde dile getirdi.

Başkan Mısırlıoğlu, “86 milyon insanımızın gözleri önünde yaklaşık 25 yıllık iktidarın hazin sonunun sahnelendiğini görüyoruz. Dirilişle başladılar, kuruluşla devam ettiler, soyuluşla sürdürdüler ve şimdi çöküşe geldiler. Millet artık uyanışa geçti. Bunlar ise çöküşe geçti. Vatandaşımız artık söylenenlere inanmıyor. Yapılan hiçbir açıklama milletimizi tatmin etmiyor. En önemlisi de devleti yönetenlere duyulan güven dip seviyelere inmiş durumda” diye konuştu.

Bazı bürokrat ve yöneticilerin görevlerinden ayrılmalarına ilişkin açıklamaları da eleştiren Mısırlıoğlu, kamuoyuna yansıyan yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini vurguladı.

Görevden ayrılan yöneticilerin kimi zaman sağlık, kimi zaman iş yoğunluğu, kimi zaman da affını isteme gerekçelerini dile getirdiğini belirten Mısırlıoğlu, kamuoyunun cevap beklediği sorular bulunduğunu söyledi.

“FAİZ BOZULURSA EKONOMİNİN BÜTÜN ÇARKLARI BOZULUR”

Türkiye'de uygulanan yüksek faiz politikasının üretimi ve ticareti olumsuz etkilediğini savunan Mısırlıoğlu, ekonomik sorunların birbirini tetiklediğine dikkat çekti.

 “Faiz sistemini bozarsanız ekonominin bütün çarkları bozulur. İşsizlik artar, yoksulluk artar, gelir dağılımındaki adaletsizlik artar. Sanayici yatırım yapamaz, esnaf borcunu ödeyemez, çiftçi üretim maliyetlerini karşılayamaz. Bunun sonucunda toplumun bütün kesimleri sıkıntıya girer” diyen Mısırlıoğlu, yüksek faiz ortamının tefecilik ve kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin yaygınlaşmasına da zemin hazırladığını ileri sürdü.

Bazı vatandaşların aylık yüzde 15-20 seviyelerinde faiz talepleriyle karşılaştıklarına ilişkin şikâyetler bulunduğunu söyleyen Mısırlıoğlu, ekonomik sıkıntıların sosyal sorunları da artırdığını belirtti.

“YOLSUZLUĞU ÖNLEYEMEZSENİZ YOKSULLUĞU BİTİREMEZSİNİZ”

Ekonomik sorunların temelinde adalet ve yönetim anlayışındaki eksikliklerin bulunduğunu ileri süren Mısırlıoğlu, hukukun bağımsızlığının önemine işaret etti.

“Yolsuzluğu önleyemezseniz yoksulluğu bitiremezsiniz. Adaletsizliği ortadan kaldıramazsanız toplumsal huzuru sağlayamazsınız. Hukukun tam anlamıyla bağımsız ve tarafsız işlemesini sağlayamazsanız vatandaşın devlete güvenini koruyamazsınız” ifadelerini kullanan Mısırlıoğlu, gelir dağılımındaki adaletsizliğin de giderilmesi gerektiğini söyledi.

Adaletin yalnızca mahkemelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Mısırlıoğlu, vergi sisteminden eğitim ve sağlık hizmetlerine, kamu yönetiminden vatandaşların temel haklarına kadar her alanda adaletin hâkim olması gerektiğini ifade etti.

“103 YIL ÖNCEKİ GENÇ CUMHURİYETİN ÜRETİM ANLAYIŞINA BAKIN”

Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki kalkınma hamlelerini hatırlatan Mısırlıoğlu, 103 yıl önce çok daha zor şartlar altında kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin üretimi ve sanayileşmeyi öncelik haline getirdiğini belirtti.

Genç Cumhuriyet'in Osmanlı'dan devralınan borçların ödenmesi sorumluluğunu üstlendiğine dikkat çeken Mısırlıoğlu, “O gün yokluklar içerisinde kurulan Cumhuriyet, borcunu namus bilmiş, fabrikalar açmış, üretimi artırmış, demiryolları yapmış ve ülkeyi yeniden ayağa kaldırmıştır. Bugün ise yıllardır ülkeyi yöneten iktidara soruyoruz: Kamunun öncülüğünde ülkemize hangi üretim tesislerini kazandırdınız, tarımı ve sanayiyi güçlendirmek için ne yaptınız?” dedi.

Cumhuriyet'in ekonomik bağımsızlık anlayışının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, üretmeyen bir ekonominin kalıcı refah sağlayamayacağını söyledi.

“AFYONKARAHİSAR'DAN BİR MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE PARA SÖZ KONUSU”

Son dönemde kamuoyuna yansıyan fon ve finansal usulsüzlük iddialarını da gündeme getiren Mısırlıoğlu, Afyonkarahisarlı iş insanlarının da söz konusu işlemlerden etkilenmiş olabileceğini ileri sürdü.

Başkan Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar'dan bir milyar liranın üzerinde paranın söz konusu olduğunu iddia ederek, iddiaların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.

“Bu fon vurgunlarının siyasi bağlantıları varsa ortaya çıkarılmalıdır. Bu işlemlerden kimler yararlandı, kimler zarar gördü, kimlerin mal varlıklarına tedbir konuldu? Bazı mal varlıkları üzerindeki tedbirlerin çok kısa süre içerisinde kaldırıldığı iddiaları doğru mudur? Bunların açıklığa kavuşturulması gerekiyor” diyen Mısırlıoğlu, özellikle aralık ve ocak aylarında konunun daha fazla gündeme gelebileceğini öne sürdü.

Söz konusu iddiaların ekonomik yükünün vatandaşlara yansıtılmasından endişe ettiklerini dile getiren Mısırlıoğlu, “Bu yük yine emeklinin, memurun, işçinin, çiftçinin ve esnafın sırtına bindirilmesin. Millet zaten ağır vergi yükü altında eziliyor. Başkalarının yanlışlarının bedelini vatandaşımıza ödetmeyin” ifadelerini kullandı.

“BÜTÜN PARTİLERİN KAPISINA KİLİT VURSANIZ DA YİNE KAYBEDECEKSİNİZ”

Siyasi gelişmeler üzerinden iktidara seslenen Mısırlıoğlu, hükümetin toplum nezdindeki desteğinin zayıfladığını savundu.

“İsterseniz bütün siyasi partilerin kapısına kilit vurun. İsterseniz bütün belediye başkanlarını kendi partinize katın. Toplumun bütün kesimlerini aynı siyasi anlayış içerisinde toplamaya çalışın. Yine kaybedeceksiniz, yine kaybedeceksiniz, yine kaybedeceksiniz!” diyen Mısırlıoğlu, milletin ekonomik sorunlar ve yönetim anlayışı konusunda kararını vermeye başladığını ileri sürdü.

 “Bu millet artık her şeyi görüyor. Milletin uyanışı başlamıştır. Bundan sonraki senaryoyu millet yazacaktır. İlk sandıkta bunun sonucunu hep birlikte göreceğiz. Yolun sonu görünmüştür, Abbas yolcudur!” ifadelerini kullandı.

“BU ÜLKEDE KİM MUTLU? SANAYİCİ Mİ, ESNAF MI, EMEKLİ Mİ?”

Toplumun farklı kesimlerinin ekonomik sıkıntılarına değinen Mısırlıoğlu, sanayicilerin yüksek faiz ve maliyet artışları nedeniyle uluslararası rekabette zorlandığını söyledi.

Küçük esnafın da ciddi bir geçim mücadelesi verdiğini ifade eden Mısırlıoğlu, “Sanayici mutlu mu? Hayır. Yüksek faiz altında eziliyor. Ürettiğini satmakta zorlanıyor. İhracatta rekabet edemiyor. Küçük esnaf mutlu mu? Hayır. Kirasını, vergisini, Bağ-Kur primini ödeyemiyor. Bugün dükkân açmak bile lüks haline gelmiş durumda” dedi.

Afyonkarahisar Küçük Sanayi Sitesi'ndeki esnafın sorunlarına da dikkat çeken Mısırlıoğlu, “Gelin birlikte küçük sanayiye gidelim. Esnafımızın anlattıklarını dinleyelim. İnanın insanların yaşadığı sıkıntıları duyduğunuzda yüreğiniz dayanmaz. Herkes ayakta kalmaya çalışıyor” diye konuştu.

Başkan Mısırlıoğlu, emeklilerden memurlara, işçilerden ev kadınlarına ve öğrencilere kadar geniş bir kesimin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek toplumun mutsuzluğunun görmezden gelinemeyeceğini söyledi.

“ÇOCUKLARIMIZA BİR ÖĞÜN SICAK YEMEĞE PARA BULAMIYORLAR”

Eğitim alanındaki sorunlara da değinen Mısırlıoğlu, okullarda çocuklara ücretsiz bir öğün sıcak yemek verilmesi gerektiğini yineledi.

Yıllardır bu talebi dile getirdiklerini belirten Mısırlıoğlu, “Her şeye kaynak buluyorlar ama bu milletin öz evlatları olan çocuklarımıza bir öğün sıcak yemek vermeye kaynak bulamıyorlar. Bir tas sıcak çorbayı çocuklarımıza çok görüyorlar. Eğitim devletin en temel sorumluluklarından biridir. Çocuklarımızın sağlıklı beslenmesi ve geleceğe hazırlanması için gereken imkânların sağlanması gerekiyor” dedi.

Öğrencilerin düşüncelerini açıklama özgürlüğüne de değinen Mısırlıoğlu, Millî Eğitim Bakanı'na yönelik eleştirilerini dile getiren gençlerin emniyete çağrıldığına ilişkin iddiaları gündeme taşıdı.

“Bize istikbal yoksa sana da huzur yok” sözleri nedeniyle gençlerin adli işlemlerle karşı karşıya bırakıldığı yönündeki haberleri eleştiren Mısırlıoğlu, gençlerin eleştirilerinin dinlenmesi gerektiğini savundu.

“AFYON ŞEKER FABRİKASI'NIN SATILMASINA KARŞI ÇIKMIŞTIK”

Konuşmasının önemli bölümünü Afyonkarahisar'daki pancar üreticilerinin sorunlarına ayıran Mısırlıoğlu, Afyon Şeker Fabrikası'nın özelleştirilmesi sürecini hatırlattı.

2018 seçimleri öncesinde fabrikanın satışına karşı çıktıklarını belirten Mısırlıoğlu, seçim otobüsü ve partililerle fabrika önüne giderek özelleştirmeye tepki gösterdiklerini söyledi.

“O gün fabrikanın önüne gittik. Bu fabrika Afyonkarahisar'ın fabrikasıdır, buradan bir çivi söktürmeyiz, bu fabrikayı satamazsınız, sattırmayız dedik. Ancak yapılan seçimlerde fabrikanın bulunduğu bölgelerde de mevcut iktidar partisi birinci çıktı. Milletimizin siyasi tercihine saygı duyduk. Sonuçta fabrikayı sattılar. Ama bugün geldiğimiz noktada çiftçimizin sorunlarının giderek ağırlaştığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Pancar üretimiyle bağlantılı yaklaşık 35 bin kayıtlı çiftçi bulunduğunu söyleyen Mısırlıoğlu, üreticilerin söküm işlemlerinden fiyatlandırmaya kadar birçok konuda mağduriyet yaşadıklarını öne sürdü.

“PANCAR SÖKÜMÜ GECİKİYOR, ZARAR ÇİFTÇİYE YÜKLENİYOR”

Pancar üreticilerinden kendilerine ulaşan şikâyetleri aktaran Mısırlıoğlu, fabrika yönetiminin sorumluluğunda olduğu belirtilen söküm işlemlerinde aksaklıklar yaşandığını savundu.

Bazı bölgelere pancar söküm makinelerinin geç gönderildiğini, bazı üreticilerin ise sözleşmede öngörülmesine rağmen makine gönderilmediğini bildirdiklerini söyleyen Mısırlıoğlu, bu gecikmeler nedeniyle oluşan kayıpların üreticilerin üzerine bırakıldığını ileri sürdü.

 “Pancar sökümünü fabrika üstlenmişse, zamanında sökülmeyen ürünün zararını neden çiftçi ödüyor? Makineyi göndermeyen çiftçi değil. Organizasyonu yapamayan çiftçi değil. Ama ortaya çıkan fire çiftçinin üzerine kalıyor. Bu kabul edilemez” dedi.

Pancar küspesinin üreticilere teslim edilmesinde de sorun yaşandığına ilişkin şikâyetler bulunduğunu belirten Mısırlıoğlu, küspenin hayvancılık açısından önemli bir yem kaynağı olduğunu ve teslimattaki aksaklıkların üreticiyi ayrıca mağdur ettiğini ifade etti.

“3 BİN 700 LİRALIK PANCARIN BEDELİ 2 BİN 600 LİRAYA KADAR DÜŞÜYOR”

Pancarın şeker oranına göre fiyatlandırılması konusunda da ciddi şikâyetler bulunduğunu belirten Mısırlıoğlu, polar ölçümlerinin şeffaf biçimde yapılması gerektiğini söyledi.

Afyonkarahisar'da yetiştirilen pancarın polar değerinin yüzde 17 seviyelerinde olabildiğini, ancak fiyatlandırmada ortalama yüzde 13 üzerinden hesaplama yapıldığına yönelik üretici şikâyetleri aldıklarını ifade etti.

Başkan Mısırlıoğlu, “Ton başına 3 bin 700 lira olarak görünen pancarın fiyatı, yapılan hesaplamalar sonucunda çiftçinin eline 2 bin 600-2 bin 700 lira olarak geçiyor. Bu çiftçi mazotunu nasıl alacak, gübresini nasıl alacak, tohumunu nasıl temin edecek? Bir yıl boyunca verdiği emeğin karşılığını alamayan üretici gelecek yıl nasıl üretim yapacak?” diye sordu.

Tohum ve gübre tedarikinde de üreticilerin belirli satış noktalarına yönlendirildiğine ilişkin şikâyetler bulunduğunu öne süren Mısırlıoğlu, çiftçinin daha uygun fiyatlı ürünlere erişebilmesinin engellenmemesi gerektiğini belirtti.

“FABRİKAYI SATIN ALDINIZ DİYE AFYON ÇİFTÇİSİNİ DE SATIN ALMADINIZ!”

Fabrika yönetimine doğrudan seslenen Mısırlıoğlu, konuşmasının en sert ifadelerini pancar üreticilerinin mağduriyetleri konusunda kullandı.

“Siz o fabrikayı satın aldınız diye Afyonkarahisar çiftçisini de satın almadınız kardeşim! O fabrikanın sahibi olabilirsiniz ama Afyonkarahisar çiftçisinin sahibi değilsiniz. Bu şehrin insanını yok sayamazsınız. O fabrikanın çarklarını yıllardır döndüren, toprağını işleyen, pancarını üreten Afyonkarahisar çiftçisidir” dedi.

Üreticilerin haklarının korunması gerektiğini vurgulayan Mısırlıoğlu, “Afyon çiftçisinin sinir uçlarıyla oynamayın. Bu insanların emeğini küçümsemeyin. Çiftçiyi üretimden bezdirmeyin. Siz çiftçiyi yok sayarsanız o fabrikanın işleyecek pancarı kalmaz. Fabrikayı ayakta tutan üreticidir. Afyon çiftçisini kimseye ezdirmeyiz” ifadelerini kullandı.

“35 BİN PANCAR ÜRETİCİSİNİN SORUNLARININ TAKİPÇİSİYİZ”

Pancar üreticilerinin sorunlarını yerinde incelemek amacıyla tarla ziyareti planladıklarını ancak yağışlar nedeniyle programın ertelendiğini açıklayan Mısırlıoğlu, hava şartlarının uygun hale gelmesiyle üreticilerle bir araya geleceklerini bildirdi.

Başkan Mısırlıoğlu, çiftçilerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için fabrika yönetimi ve ilgili kurumlara çağrıda bulunarak şunları söyledi:

“Pancar sökümündeki gecikmeler derhal giderilmelidir. Çiftçimizin küspe teslimatı konusundaki sorunları çözülmelidir. Polar ölçümleri ve fiyatlandırmalar şeffaf şekilde yapılmalıdır. Tohum ve gübre tedarikinde üreticiyi mağdur eden uygulamalar varsa bunlara son verilmelidir. Üreticimizin hak ettiği alacaklar eksiksiz ödenmelidir.”

Afyonkarahisar çiftçisinin sahipsiz olmadığını vurgulayan Mısırlıoğlu, “Biz bu şehrin çiftçisini kimseye teslim etmeyiz. Pancar üreticilerimizin sonuna kadar yanındayız. Yaşanan sorunların çözülmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu konu bizim için kapanmamıştır” dedi.

“İYİ PARTİ DEVLETİ YÖNETMEYE HAZIR”

İktidarın muhalefete yönelttiği eleştirilere de cevap veren Mısırlıoğlu, İYİ Parti'nin ülkenin sorunlarını çözebilecek programa ve kadrolara sahip olduğunu söyledi.

“Bize ne yapacağımızı soruyorlar. Bizim programımız hazır, planımız hazır. Çok şükür devleti yönetmeyi sizden öğrenecek değiliz. İYİ Parti, devleti yönetecek liyakatli kadrolara sahiptir. Biz kamu kaynaklarının nasıl korunacağını da çiftçinin, esnafın, emeklinin ve sanayicinin sorunlarının nasıl çözüleceğini de biliyoruz” dedi.

Devlet yönetiminde liyakat, adalet ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, siyasetin kişisel çıkarlar için değil, milletin refahı için yapılması gerektiğini vurguladı.

“CUMHURİYETİMİZİN 103., PARTİMİZİN 9. YILI KUTLU OLSUN”

Konuşmasının sonunda Cumhuriyet Bayramı'nı ve İYİ Parti'nin 9. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Mısırlıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş mücadelesine ve Cumhuriyet'in kazanımlarına dikkat çekti.

Cumhuriyet'in büyük fedakârlıklarla kurulduğunu belirten Mısırlıoğlu, “103 yıl önce yokluklar içerisinde kurulan Cumhuriyetimiz, milletimizin en kıymetli eseridir. Cumhuriyet yalnızca bir yönetim şekli değil; bağımsızlığın, millî egemenliğin, hukukun ve millet iradesinin güvencesidir” dedi.

İYİ Parti'nin dokuz yıl önce demokrasi mücadelesinin bir sonucu olarak kurulduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, “Cesurlar Hareketi olarak çıktığımız bu yolda, ‘Medeniyet yolunu cesurlar döşer’ anlayışıyla dokuz yıldır mücadele ediyoruz. Bu süreçte bizlere destek veren bütün dava arkadaşlarıma, teşkilatlarımıza ve hemşehrilerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Gündemde ele alınması gereken başka konular ve paylaşacakları belgeler bulunduğunu ancak Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla toplantıyı daha fazla uzatmak istemediğini belirten Mısırlıoğlu, diğer açıklamalarını gelecek basın toplantısında yapacağını söyledi.

Konuşmasını birlik ve beraberlik mesajıyla tamamlayan Mısırlıoğlu, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Cumhuriyetimizin 103. yılı, İYİ Parti'mizin 9. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Rabbim birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Ülkemizi ve milletimizi içinde bulunduğumuz bu buhranlı dönemden en kısa zamanda selamete çıkarsın” ifadelerini kullandı.