Bir bayrama daha erişmenin huzuru içindeyiz.
Sabahın o serinliğinde cami avlularında omuz omuza saf tutmanın, bayram namazı çıkışı o bitmek bilmeyen bayramlaşma kuyruklarının tadı bir başkadır. Afyonkarahisar’ın o kendine has havası, bayram sabahı fırınlardan yükselen taze ekmek kokusuyla birleşince, insanın ruhu dinginleşir.
Ama gelin görün ki, her bayram geldiğinde o malum cümleyi kurmadan edemiyoruz:
ESKI BAYRAMLAR
"Nerede o eski bayramlar?"
Eskiden bayram gelmeden günler önce hazırlıklar başlardı. Bayramlıklar başucuna konur, komşu kapıları aşındırılır, dargınlar "bayramın hürmetine" barıştırılırdı. Şimdilerde ise bayramı sadece beş yıldızlı otellerde, kalabalık sahil kasabalarında bir "tatil fırsatı" olarak görenlerin sayısı azımsanmayacak kadar arttı.
Elbette dinlenmek haktır, fakat bayramın asıl ruhu olan "sıla-i rahim" unutulmamalı.
Bir büyüğün elini öpmek, bir yetimin başını okşamak, o "bayramınız mübarek olsun" cümlesini gözlerin içine bakarak söylemek, hangi tatil köyünün konforundan daha kıymetlidir?
SEVGİYİ PAYLAŞMAK
Şehrimizde de bayramın bereketi bir başka yaşanıyor. Esnafımızın bayram öncesi telaşı, sokaklardaki hareketlilik, her ne kadar ekonomik şartlar zorlasa da halkımızın o kadim paylaşma kültürü takdire şayan. Bayramlar, sadece şeker ikram etmek değil; sofrayı, ekmeği ve en önemlisi sevgiyi paylaşmaktır.
Siyasetin o gergin havasından, gündelik hayatın koşturmasından biraz olsun sıyrılmak için en büyük fırsattır bayramlar. Umarım bu bayram, siyasetçilerimizden mahalle komşularımıza kadar herkesin üslubunun yumuşadığı, hoşgörünün galip geldiği bir iklimi de beraberinde getirir.
BAYRAM KENDI MUHASEBENİ YAPABİLMEKTİR
Bayram, Küslerin barışmasıdır. Bayram,
Hatır sormaktır. Bayram, bir çocuğun yüzündeki o saf gülümsemedir.
Doğrusu...
Bayram kendimizi gözden geçirme zamanıdır.
Ömrün muhasebesini yapma, iyiliklerle kötülüklerin neresinde olduğumuza kafa yorma vaktidir. Bilmek yetmez, bildiklerimizle yaşamak ve yeni hayaller kurmak lazımdır.
GERÇEĞİ FARKEDEBILMEK
Bu bayramı vesile edip kendinize sorular sorun! Nereden geldik nereye gidiyoruz? Ömrümüz neyle geçiyor?
Unutmayın ki, aşırı hırs insanı geri götürür. Büyüklenmek, her ortamda kendini öne çıkarmak, her şeyi kendinden bilmek çok büyük bir yanlıştır…”
Bütün şeylerin yerli yerinde, bir düzen ve disiplin içinde, zamanın şahitliğinde akıp gittiği âlemin küçük bir numunesi olan insanın kabına sığmasının yolu; “kendi gerçeğinden” geçer.
Böylesi bir bakış açısıyla, bayramları sıradan bir tatilin dışında kendimize yolculuğun fırsatı olarak değerlendirebiliriz. Böylece zamanın içindeki zamanı yakalama, zamanın ruhuna erişme fırsatını da bayramlarda yakalayabiliriz.
Bayramınızı kutluyorum Mutlu ve aydınlık yarınlar dileğiyle esenlikler temenni ediyorum













Yorumlar