Gözden kaçırmayın

“Sınav Stresini Yönetmek Önemlidir”“Sınav Stresini Yönetmek Önemlidir”

EĞİTİM ŞART, AFYONKARAHİSAR ORTA SIRADA

Köy Enstitüleri’nin 17 Nisan 1940 tarihinde kurulduğunu kaydeden Gazeteci İsmail Akar, “Köylere öğretmen yetiştirmek ve iş için eğitici sağlamak amacıyla kurulan Köy Enstitüleri farklı alanlarda öne çıkan birçok aydın yetiştirdi. Bu okullardan mezun olan öğretmenler iğne de vururdu, enstrüman da çalardı. Örneğin bu okulların öğrencilerinin yılda 25 kitap okuma zorunluluğu vardı. Köy Enstitüleri ilk olarak İzmir ve Eskişehir’de kuruldu. Ardından ülkemizin farklı şehirlerinde 21 ilde Köy Enstitüsü açıldı. Köy Enstitüleri’nde büyük emekleri olan dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve Köy Enstitülerinin mimarı ve dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’u da anmadan geçmeyelim. Günümüzde bile Köy Enstitülerinin olduğu illerimiz eğitimde üst sıralarda. Şiddet olaylarının yaşandığı Şanlıurfa ve Kahramanmaraş eğitimde alt sıralarda. Afyonkarahisar eğitimde orta sıralarda ilçelere bakınca en başarılı ilçe merkez ilçe ve Sandıklı, sonrasında Bolvadin, Dazkırı ve Dinar geliyor. Başarısız ilçeler ise Çobanlar, Hocalar, Kızılören, Sinanpaşa ve Bayat ” diye konuştu. 

KÖY ENSTİTÜLERİ CEHALETİ YOK ETTİ

Köy Enstitülerinin Türkler tarafından icat edilen bir eğitim modeli olarak dünyanın birçok ülkesi tarafından incelendiğini söyleyen Gazeteci Ahmet Tunca, “Köy Enstitülerinde köy çocukları eğitildi ve köylere öğretmen olarak geri gönderildi. Bu çocuklar birçok alanda uzmanlaştırıldı. Köy Enstitüsü mezunu öğretmenler tarımdan sağlığa, yapı ustalığından marangozluğa kadar birçok konuda yetiştirildiler. Anadolu’daki cehaleti yok etmek için bu okullar kuruldu. Sonraki süreçte Köy Enstitüsü mezunu öğretmenler haksız yere suçlandılar, sürgün edildiler. Özellikle bu okulların kapatılması ile kırsaldaki kız çocukları gitgide eğitimden uzaklaştırıldı. Bu konuya da dikkat çekmek isterim.” dedi.

EĞİTİM SİSTEMİNİN EN İYİ ÖRNEĞİ KÖY ENSTİTÜLERİ

Köy Enstitülerinin devamı niteliğindeki Yunus Emre Öğretmen Okulundan mezun olduğunu söyleyen Ertuğrul Sevim, “Tarım dersi gördük. Pancar söktük. Bu okullarda Cumhuriyetin aydınları yetişti. Buranın mezunları kendi okullarını temizledi. O okullarda en iyi öğretmenler görev yapıyordu. Mesela Aşık Veysel, Müzik dersine giriyordu. Solcuların yuvası diye kapattılar, yerini FETÖ aldı. O dönemler meslek sahibi olmak ilkokulda başlardı. Şimdi meslek sahipleri 20’den sonra oluşuyor. Bakın bir örnek vereyim. Sözelden mezun olan en iyi meslek Avukatlık değil mi? Bakın etrafınıza Koruma Memurları içinde hukuk mezunları var. Mühendisler var. Gardiyan dediğimiz bu meslekte lisans mezunu kişiler görev yapar oldu” dedi.

KÖYDEN HERKES KAÇMAYA ÇALIŞIYOR

“Günümüzde köylerde yüzde 7 nüfus yaşar oldu” diyen Gazeteci Polat Yılmaz, “Kentlere kapıcı lazım. Ucuz işgücü lazım. Köylerde tarım bitirilince köylü kente geldi. Köylerde sadece muhtar ve imamlar kaldı. Okul olmayınca öğretmen çekildi. Çiftçilik bitti. Savaş halindeki Rusya ve Ukrayna’dan hububat alıyoruz. 2. Dünya Savaşı sonrası dörtlü uyarı verildi. Ve feodalite iyice çöktü. Toprak ağaları kapattı köy enstitülerini. Bu bilerek yapılan bir projedir. Köy enstitülerinin kapanmasının ardından köylerde tarımsal üretimdeki bilinç gelişmemiştir. Bugün ekilen tarlalara atılan gübrelerin çoğu herhangi bir toprak tahlili yapılmadan atılmaktadır. Yaklaşık 3 milyon hektar arazi terk edilmiştir. Bugün Türkiye arpa ve buğday ithalatçısı konumundadır. Ülkemizin geleceği tarımdadır” dedi.