Gözden kaçırmayın
MHP'DE GÖREV DAĞILIMI YAPILDIİl ve ilçe yöneticileri ile basın mensuplarının katıldığı toplantıda konuşan Mısırlıoğlu, ülke genelinde yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelerin yanı sıra Afyonkarahisar'daki yatırımların geleceğini de gündeme taşıdı.
Özellikle Kızılay Maden Suyu Fabrikası'na yeterli yatırım yapılmadığını savunan Mısırlıoğlu, Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Projesi'nin ilerleme hızını eleştirdi. Eğitimde fırsat eşitsizliğinin giderek derinleştiğini belirten Mısırlıoğlu, devlet okullarında bütün öğrencilere ücretsiz sıcak yemek verilmesi gerektiğini söyledi.
EMİRDAĞ'DAKİ FACİAYLA BAŞLADI: “ACIMIZ BÜYÜK”
Basın toplantısına acı bir haberle başlayan Mısırlıoğlu, Emirdağ ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren dört vatandaş için başsağlığı dileklerini iletti.
Emirdağ-Yunak kara yolunun Hisar köyü yakınlarında iki otomobilin çarpışması sonucu dört kişinin yaşamını yitirdiğini, dört kişinin de yaralandığını hatırlatan Mısırlıoğlu, yaşanan olayın kendilerini derinden üzdüğünü belirtti.
Mısırlıoğlu, “Bu sabah üzücü bir haber aldık. Emirdağ ilçemizde meydana gelen kazada dört vatandaşımız hayatını kaybetti, dört vatandaşımız yaralandı. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.
UZMAN ÇAVUŞ RAMAZAN TINAS'IN VEFATI ARAŞTIRILMALI
Şırnak'ta görev yaparken hayatını kaybeden ve 19 Ekim'de memleketi İhsaniye ilçesine bağlı Ablak köyünde toprağa verilen Ulaştırma Uzman Çavuş Ramazan Tınas'ın vefatına da değinen Mısırlıoğlu, acılı aileye başsağlığı diledi.
Tınas'ın cenaze töreninde ailesinin dile getirdiğini belirttiği bazı iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyleyen Mısırlıoğlu, özellikle mobbing iddialarının yetkili makamlar tarafından araştırılmasını istedi.
Mısırlıoğlu, “Genç yaşta kaybettiğimiz evladımızın vefatından büyük üzüntü duyduk. Cenaze sırasında ailesinin bazı serzenişleri ve iddiaları oldu. Bunların görmezden gelinmemesi gerekiyor. Herhangi bir mobbing yaşanıp yaşanmadığı mutlaka araştırılmalı. Devletimizin bütün şüpheleri ortadan kaldıracak bir inceleme yapmasını ve sonucunu ailesiyle, kamuoyuyla paylaşmasını bekliyoruz” dedi.
Konunun hassasiyetine dikkat çeken Mısırlıoğlu, henüz açıklığa kavuşmamış iddialar üzerinden kesin hüküm verilmemesi, ancak hiçbir soru işaretinin de cevapsız bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

“MUHTARLAR GÜNÜ'NDE NEDEN SADECE İKTİDAR TEŞKİLATI VARDI?”
19 Ekim Muhtarlar Günü kapsamında Afbel Termal Otel'de düzenlenen kahvaltı programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mısırlıoğlu, organizasyondaki siyasi parti katılımını eleştirdi.
Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ile birlikte programa davetli olmamalarına rağmen katıldıklarını söyleyen Mısırlıoğlu, AK Parti teşkilatının geniş katılımla orada bulunmasına karşılık muhalefet partilerine aynı yaklaşımın gösterilmediğini ileri sürdü.
“Biz milletvekilimizle birlikte program yerine gittiğimizde yetkililere katılmamızın uygun olup olmadığını sorduk. Ancak baktık ki AK Parti teşkilatı kadın kollarından gençlik kollarına, meclis üyelerine kadar orada. Peki diğer siyasi partiler nerede? Muhalefet partileri neden davet edilmedi?” diye konuştu.
Muhtarların herhangi bir siyasi partinin değil, doğrudan milletin temsilcileri olduğunu belirten Mısırlıoğlu, şunları söyledi:
“Muhtarlarımız, köylerinde ve mahallelerinde vatandaşlarımızın oylarıyla seçilmiş insanlardır. Devletle millet arasında köprü vazifesi görürler. Böyle anlamlı günlerde ayrıştırmak yerine birleştirmek gerekiyor. Bu memleket hepimizin. Önümüzdeki yıllarda düzenlenecek programlara iktidarıyla muhalefetiyle bütün siyasi partilerin davet edilmesini temenni ediyorum.”
“GAZETECİLER GERÇEKLERİ YAZMAKTAN KORKMAMALI”
21 Ekim dolayısıyla basın mensuplarının Dünya gazeteciler gününü de kutlayan Mısırlıoğlu, Türkiye'de basın özgürlüğünün önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu savundu.
Gazeteciliğin yalnızca haber aktarmak olmadığını, aynı zamanda toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak gibi önemli bir sorumluluk taşıdığını belirten Mısırlıoğlu, tarafsız gazeteciliğin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Mısırlıoğlu, “Gecesini gündüzüne katarak, zaman zaman çok zor şartlar altında görev yapan, mesleğini namusu bilen bütün gazetecilerimizi saygıyla selamlıyorum. Vatandaşın doğru ve tarafsız haber alma hakkı son derece önemlidir. Gazeteciler gördüklerini, bildiklerini ve düşündüklerini samimiyetle yazabilmelidir” ifadelerini kullandı.
Türkiye'de bir korku iklimi oluştuğunu ileri süren Mısırlıoğlu, bunun yalnızca basın mensuplarını değil, toplumun farklı kesimlerini de etkilediğini savundu.
“GENÇLERİMİZİN GELECEĞİ KORKUYA TESLİM EDİLEMEZ”
Ülkede işe girmek veya kamu görevine atanmak isteyen gençlerin siyasi tercihlerinden dolayı kaygı duymaması gerektiğini söyleyen Mısırlıoğlu, mülakat ve atama süreçleri üzerinden iktidara yüklendi.
Gençlere yönelik siyasi baskı algısının toplumda ciddi güvensizlik oluşturduğunu ileri süren Mısırlıoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Öğretmen olmuş, mühendis olmuş, hâkim, savcı olmak için yıllarca çalışmış binlerce gencimiz var. Bunlara 'Aman şu partinin yanında görünme, işinden olursun, mülakatta elenirsin' deniliyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Bir ülkede gençlerimiz kendi düşüncelerini özgürce ifade edebilmelidir.”
Siyasi görüş farklılıklarının insanların geleceklerini belirleyen bir ölçüt haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Mısırlıoğlu, Türkiye'de eşit vatandaşlık anlayışının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
“18 YAŞINA GİREN GENÇLERE PASTA GÖTÜRMEKLE GELECEK KURULMAZ”
AK Parti gençlik teşkilatlarının ilk defa oy kullanacak gençlere yönelik faaliyetlerini de eleştiren Mısırlıoğlu, gençlerin sorunlarının seçim odaklı çalışmalarla çözülemeyeceğini belirtti.
18 yaşını dolduran gençlere doğum günü kutlamaları düzenlenmesini siyasi açıdan değerlendiren Mısırlıoğlu, iktidarın öncelikle gençlerin iş, eğitim ve gelecek kaygılarına cevap vermesi gerektiğini söyledi.
Mısırlıoğlu, “18 yaşına giren gençlerimize pasta götürüyorsunuz. Peki o çocukları 18 yaşına getiren anne babalara sordunuz mu, hangi şartlarda evlat yetiştirdiler? Nasıl geçindiler, hangi fedakârlıkları yaptılar? O gençlerin iş bulma, üniversite okuma, yuva kurma hayalleri ne durumda? Her şeyi oy hesabıyla değerlendirmeyin” dedi.
Gençlerin geleceğinin seçim kampanyalarından daha önemli olduğunu belirten Mısırlıoğlu, iktidarın ekonomik ve sosyal politikalarını değiştirmesi gerektiğini savundu.
“25 YILDA FABRİKA VAADİ YERİNE SATIŞLARI KONUŞTUK”
Türkiye'nin üretim ekonomisinden uzaklaştığını öne süren Mısırlıoğlu, geçmiş dönemlerde siyasetçilerin yeni fabrikalar ve istihdam alanları oluşturma vaatleriyle halkın karşısına çıktığını hatırlattı.
Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit dönemlerinden örnekler veren Mısırlıoğlu, geçmişte siyasi rekabetin önemli başlıklarından birinin sanayi yatırımları olduğunu söyledi.
“Bir zamanlar siyasetçiler bir şehre gittiklerinde şeker fabrikası, kâğıt fabrikası, yeni üretim tesisleri vaat ederlerdi. İnsanlara iş ve aş sözü verirlerdi. Şimdi ise yıllardır üretimden çok eldeki tesislerin satılmasını konuşuyoruz. Bu milletin gençlerinin ihtiyacı pasta değil, iş ve istihdamdır” ifadelerini kullandı.
Mısırlıoğlu, Türkiye'nin yeniden üretim ve istihdam odaklı ekonomik politikalara yönelmesi gerektiğini belirtti.
SEL FELAKETLERİ ÜZERİNDEN YEREL YÖNETİM ELEŞTİRİSİ
İstanbul ve Kocaeli'de yaşanan sel ve su baskınlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Mısırlıoğlu, afetlere karşı altyapı yatırımlarının zamanında tamamlanmasının önemine dikkat çekti.
Geçmiş yerel yönetim anlayışını eleştiren Mısırlıoğlu, yıllarca yönetilen şehirlerde ortaya çıkan altyapı sorunlarının yalnızca bugünkü yöneticiler üzerinden değerlendirilmesini doğru bulmadığını söyledi.
Afetlerden etkilenen vatandaşların zararlarının karşılanması amacıyla ayrıldığı belirtilen kaynakların yeterliliğinin sorgulanması gerektiğini savunan Mısırlıoğlu, devletin önceliğinin vatandaşın can ve mal güvenliği olması gerektiğini vurguladı.
Afetler nedeniyle yaşamını yitirenlere rahmet dileyen Mısırlıoğlu, “İnsanlarımız sel sularının içinde canlarını, evlatlarını, yakınlarını arıyor. Böyle felaketlerde siyasi tartışmalardan önce vatandaşın yarasını saracak tedbirler alınmalı. Afetlere hazırlık konusunda geçmişten bugüne bütün sorumluluklar ortaya konulmalıdır” dedi.

“ADALETİN BİZİM HIRSIZIMIZ, SİZİN HIRSIZINIZ OLMAZ”
Basın toplantısının en sert bölümlerinden biri de ekonomik usulsüzlük ve yargı tartışmalarına ilişkin açıklamalar oldu.
Son dönemde kamuoyunun gündemine gelen fon, yatırım ve dolandırıcılık iddialarının bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini savunan Mısırlıoğlu, yargıda çifte standart algısının toplumsal adalet duygusunu zedelediğini söyledi.
Mısırlıoğlu, “Hırsızın partisi olmaz. Kim yaparsa yapsın hırsızlık hırsızlıktır. Bir vatandaşımız geçim sıkıntısı nedeniyle çok küçük bir borcunu ödeyemediğinde bütün yaptırımlarla karşılaşırken büyük paralarla ilgili iddialarda farklı bir yaklaşım varsa bu toplumun vicdanını yaralar” şeklinde konuştu.
Hiç kimsenin siyasi kimliği, ekonomik gücü veya makamı nedeniyle ayrıcalık sahibi olmaması gerektiğini dile getiren Mısırlıoğlu, hukuk devletinin herkes için eşit işlemesi çağrısında bulundu.
“KIZILAY MADEN SUYU FABRİKASI AFYON'UN DEĞERİDİR”
Afyonkarahisar gündeminde en dikkat çekici açıklamalarından birini Kızılay Maden Suyu Fabrikası hakkında yapan Mısırlıoğlu, tesisin geleceği konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi.
Kızılay maden suyunun Afyonkarahisar'la özdeşleşmiş önemli bir değer olduğunu belirten Mısırlıoğlu, yıllardır Türkiye'nin dört bir yanına bu topraklardan ürün gönderildiğini hatırlattı.
Afyonkarahisar'daki fabrikanın yatırım ve modernizasyon ihtiyacına dikkat çeken Mısırlıoğlu, başka illerde gerçekleştirilen yatırımlara karşın Afyon tesislerinin geleceğine ilişkin yeterli açıklama yapılmadığını savundu.
“Afyonkarahisar, Kızılay maden suyunun doğduğu topraklardır. Yıllarca buradan üretilen maden suları Türkiye'nin her yerinde satıldı. Kızılay'a önemli gelirler sağlandı. Peki Afyon'a ne yapıldı? Bu tesislerin yenilenmesi, geliştirilmesi ve kapasitesinin artırılması için neden yeterli yatırım yapılmıyor?” diye sordu.
“KIZILAY FABRİKASI KAPATILACAK MI?”
Afyonkarahisar'daki tesislerin kapatılabileceği yönünde birtakım iddiaların bulunduğunu söyleyen Mısırlıoğlu, bunların doğruluğunun açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Kızılay'ın Erzincan'daki yatırımlarını ve şirket satın almalarına ilişkin kamuoyunda konuşulduğunu belirttiği konuları da gündeme getiren Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar'ın yatırımlardan hak ettiği payı alıp almadığının sorgulanması gerektiğini savundu.
Mısırlıoğlu, AK Parti Afyonkarahisar milletvekilleri ile il başkanına şu soruları yöneltti:
“Afyon Kızılay Fabrikası'nın geleceği nedir? Buraya yeni yatırım yapılacak mı? Modernizasyon planı var mı? Kapatılacağı yönündeki iddialar doğru mu? Afyonkarahisar'ın böylesine önemli bir değerinin geleceği neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?”
Afyonkarahisar milletvekillerinin bu sorulara cevap vermesi gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, “Bu şehrin oylarını aldınız. Bu şehrin hakkını savunmak zorundasınız. Kızılay gibi önemli bir kuruluşun akıbeti konusunda Afyonkarahisarlıları bilgilendirmek sizin görevinizdir” dedi.
“YÜKSEK HIZLI TREN TAM BİR YILAN HİKÂYESİNE DÖNDÜ”
Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Projesi'ni de eleştiren Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar'a verilen hizmete giriş tarihi sözlerinin sürekli değiştiğini savundu.
Geçmiş yıllarda projeyle ilgili farklı tarihler açıklandığını hatırlatan Mısırlıoğlu, sahadaki çalışmaların mevcut durumuna bakıldığında açıklanan hedeflerin gerçekleşmesinin zor göründüğünü söyledi.
“Yıllardır Afyonkarahisar'a hızlı tren gelecek deniliyor. Önce başka tarihler söylendi, sonra 2026, ardından 2027 konuşuldu. Biz gidip çalışmaları yerinde görüyoruz. Açık konuşmak gerekirse bu hızla 2027 yılında deneme sürüşlerinin başlayabileceğine inanmak oldukça güç” ifadelerini kullandı.
Projenin 2030 yılından önce tamamlanabileceğine ilişkin ciddi şüpheleri olduğunu dile getiren Mısırlıoğlu, yetkililerin gerçekçi bir takvim açıklaması gerektiğini belirtti.
“AÇTIĞINIZ TÜNELLERİ BARİ PATATES DEPOSU YAPIN!”
Yüksek hızlı tren çalışmalarının yavaş ilerlediğini savunan Mısırlıoğlu, eleştirilerini dikkat çekici bir benzetmeyle sürdürdü.
Afyonkarahisar'ın önemli tarım ürünlerinden patatesi gündeme getiren Mısırlıoğlu, projenin gecikmesi üzerinden iktidara esprili ancak sert sözlerle yüklendi.
“Bu hızlı tren işi artık kara tren hikâyesine döndü. Neredeyse kazma kürekle çalışılsa daha hızlı ilerleyecekti. Madem hızlı tren bir türlü gelmiyor, o açtığınız tünelleri bari patates deposu yapın. Hiç olmazsa üreticimiz yararlansın” dedi.
Geçmiş yıllarda kamu kaynaklarıyla yapılan ve yeterince değerlendirilemediğini savunduğu patates depolama tesisini de hatırlatan Mısırlıoğlu, kamu yatırımlarında planlama ve denetim eksikliği bulunduğunu öne sürdü.
AK PARTİLİ ÖZKAYA'YA DA SESLENDİ
Konuşmasında AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya'ya da seslenen Mısırlıoğlu, siyasi görüş ayrılıklarının kişisel ilişkilerde dışlayıcı tutumlara dönüşmemesi gerektiğini söyledi.
Muhalefet temsilcileriyle tokalaşma ve siyasi nezaket konusunda yaşanan tartışmalara değinen Mısırlıoğlu, kendilerinin siyasi mücadeleyi kişisel husumete dönüştürme niyetinde olmadığını belirtti.
Mısırlıoğlu, “Biz kimsenin elini sıkmasına muhtaç değiliz. Biz Dem’lilerin elini sıkmadık, açılıma evet demedik. Biz tertemimiz.Siyasi mücadelemizi milletimiz için sürdürüyoruz. Bizim için önemli olan kimin kiminle tokalaştığı değil, bu memlekete kimin ne hizmet yaptığıdır” ifadelerini kullandı.
“EĞİTİMDE HERKES MUTSUZ: VELİ MUTSUZ, ÖĞRENCİ MUTSUZ”
2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının üzerinden yaklaşık 40 gün geçtiğini hatırlatan Mısırlıoğlu, eğitim giderlerinin aile bütçelerini zorladığını söyledi.
Kırtasiye ürünleri, servis ücretleri, yardımcı kaynaklar ve okul kantinlerindeki fiyat artışlarının velileri ciddi şekilde etkilediğini belirten Mısırlıoğlu, eğitimde ekonomik eşitsizliğin derinleştiğini savundu.
“Velilere bakıyorum mutsuz, öğrencilere bakıyorum mutsuz. Servis ücretleri yükselmiş, kırtasiye malzemeleri pahalanmış. Akaryakıt, sigorta ve diğer giderler servis ücretlerine yansıyor. İnsanlarımız çocuklarını okutabilmek için büyük fedakârlık yapıyor” dedi.
Afyonkarahisar'ın eğitimde başarı seviyesinin yükseltilmesi gerektiğini ifade eden Mısırlıoğlu, ekonomik sıkıntıların öğrencilerin başarısını doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulundu.
“KARNI AÇ ÇOCUK DERS DİNLEYEMEZ”
Eğitim konusunda en önemli çağrısını öğrencilere ücretsiz yemek verilmesi konusunda yapan Mısırlıoğlu, devlet okullarındaki bütün çocuklara günde en az bir öğün sıcak yemek sağlanması gerektiğini söyledi.
Çocukların ailelerinin ekonomik durumuna göre ayrılmaması gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, uygulamanın bütün öğrencileri kapsamasını istedi.
“Çocuğun karnı açsa kafası dersine çalışmaz. Matematikteki toplama çıkarmayı düşünemez, Türkçe dersine kendisini veremez. Aklında sürekli karnını nasıl doyuracağı vardır. Biz çocuklarımızın açlığını değil, eğitimini ve geleceğini düşünmesini istiyoruz” dedi.
Mısırlıoğlu, “Zengin, fakir ayrımı yapılmadan bütün öğrencilerimize devletimiz tarafından günde bir öğün sıcak yemek verilmelidir. Bu bir lüks değil, çocuklarımızın sağlıklı gelişimi ve eğitimde fırsat eşitliği açısından önemli bir ihtiyaçtır” ifadelerini kullandı.
“BİR TOSTLA İÇECEK 200 LİRA, VELİ BU PARAYI NASIL VERSİN?”
Okul kantinlerindeki fiyatlara da dikkat çeken Mısırlıoğlu, bir öğrencinin günlük beslenme ihtiyacını karşılamasının aileler için giderek zorlaştığını dile getirdi.
Bazı kantinlerde tost ve içecek için yaklaşık 200 lira istendiğini belirten Mısırlıoğlu, şöyle konuştu:
“Bir tostla bir içeceğin 200 liraya ulaştığı bir ortamda hangi anne baba çocuğunun cebine her gün bu parayı koyabilir? Birden fazla çocuğu okula giden aileler ne yapacak? Bu ülkenin çocuklarının aç karnına ders görmesini kabul edemeyiz.”
Ücretsiz okul yemeği uygulamasının bir an önce gündeme alınmasını isteyen Mısırlıoğlu, öğrencilerin beslenme sorunlarının eğitim başarısını olumsuz etkilememesi gerektiğini söyledi.
“KEMERKAYA'DA 70'İ AŞKIN ÖĞRENCİNİN SERVİS SORUNU HÂLÂ ÇÖZÜLMEDİ”
Bolvadin ilçesine bağlı Kemerkaya köyündeki taşımalı eğitim sorununu yeniden gündeme taşıyan Mısırlıoğlu, eğitim öğretim yılı başında yaşanan mağduriyetin devam ettiğini ileri sürdü.
Daha önce düzenlediği basın toplantısında da aynı konuya dikkat çektiğini hatırlatan Mısırlıoğlu, 70'i aşkın lise öğrencisinin servis sorunu nedeniyle okullarına ulaşmakta sıkıntı yaşadığını belirtti.
Öğrencilerin ailelerinin kendi imkânlarıyla servis bulmak zorunda kaldığını söyleyen Mısırlıoğlu, bunun kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“Geçtiğimiz ay Kemerkaya'daki öğrencilerimizin sorununu gündeme getirdik. Aradan zaman geçti. Ancak bize ulaşan bilgilere göre veliler hâlâ kendi anlaştıkları servis araçlarıyla çocuklarını okula göndermeye çalışıyor. Devletin çözmesi gereken bir sorunu ailelerin omuzlarına yüklemek doğru değildir” dedi.
“EĞİTİM HAKKI İHALE SORUNUNA TAKILMAMALI”
Taşımalı eğitimde yaşanan aksaklıkların çocukların eğitim hakkını etkilediğini belirten Mısırlıoğlu, yetkililerin kalıcı çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.
Öğrencilerin köyde yaşadıkları için eğitimde dezavantajlı duruma düşürülmemesi gerektiğini vurgulayan Mısırlıoğlu, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu.
“Bu çocuklar bizim geleceğimiz. Devletin görevi onların okullarına güvenli ve düzenli ulaşmasını sağlamaktır. Servis ihalesinde sorun yaşandı diye öğrenciler mağdur edilemez. Veliler her gün çocuklarını nasıl okula göndereceklerini düşünmek zorunda kalmamalıdır” ifadelerini kullandı.
“AFYONKARAHİSAR'IN SORUNLARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Basın toplantısı boyunca hem yerel hem de ulusal konularda iktidara eleştiriler yönelten Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar'ın sorunlarının siyasi tartışmalar arasında unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Kızılay Maden Suyu Fabrikası'nın geleceği, yüksek hızlı tren projesindeki gecikmeler, öğrencilerin beslenme sorunları ve taşımalı eğitimde yaşanan aksaklıkların Afyonkarahisar açısından hayati konular olduğunu belirten Mısırlıoğlu, yetkililerden açıklama ve çözüm beklediklerini ifade etti.
Mısırlıoğlu, İYİ Parti'nin yalnızca eleştiren değil, sorunları gündeme getirerek çözüm arayan bir siyasi anlayışla hareket ettiğini söyledi.
Afyonkarahisar'ın yatırımlardan hak ettiği payı alması gerektiğini dile getiren Mısırlıoğlu, siyasi iktidarın ve yerel yöneticilerin vatandaşların sorunlarına daha fazla kulak vermesi çağrısında bulundu.






Yorumlar
Yorum Yap