Gözden kaçırmayın
Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayı Yapıldı29 Ekim 1923 tarihi Cumhuriyetin İlanından bu güne 103 yıl geçti.
Değerlerini hala korumaya çalışıyoruz.
Cumhuriyeti anlamak ve algılamak adına tarihe yolculuk yapalım.
Cumhuriyetin ilanıyla 158 milletvekilinin oylarıyla Mustafa Kemal Paşa’yı Cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.
TBMM ÜSTÜNDE BİR KUVVET YOKTUR
Milli Mücadele bu milletin hayat yolculuğudur. Parolası “Ya İstiklal, Ya Ölüm!”
23 Nisan 1920’de TBMM’si açılması 13 Ekim 1923 tarihinde, Ankara Başkent olacaktır.
Buraya gelinceye kadar geçtiğimiz yollar oldukça zorluydu.
Mondros ve (30 Ekim 1918) Mudanya Mütarekesine (11 Ekim 1922) İtilaf Devletleri ile
Osmanlı Hükümeti arasında, Sevr Antlaşması
Tarihin en karanlık yılları İzmir Urfa, Antep, Maraş, Adana, ve Antalya işgal edildi.
İşte Amasya Genelgesi… Erzurum Kongresi… Sivas Kongresi…
Milletin iradesi netleşti. Ve Milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür…ilkesi çıktı.
TBMM'si, ‘Milli Mücadeleyi kararlılıkla Yöneten…
Cumhuriyeti bu millete kazandıran meclise bakalım…
“TBMM’nin üstüne bir kuvvet yoktur, “ TBMM yasama ve yürütme yetkilerine sahiptir”
Padişah ve halife bulunduğu baskıdan kurtulduktan sonra meclis tarafından belirlenecektir.
TBMM, ‘Kurucu Meclis’ özelliğindedir. Olağanüstü yetkilere sahip bir ihtilal meclisidir”
“Hıyanet-i Vataniye Kanunu, İstiklal Mahkemeleri düzenli ordu kuruldu,
İstiklal Marşı kabulü, Saltanat kaldırılması, Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı,
Lozan görüşmelerine başlanması bu Gazi Meclisten aklımızda kalanlar.
ATATÜRK NUTUK U BİR HAFTADA MECLİSTE OKUDU
Cumhuriyeti anlamak için NUTUK’a bakmak lazım.
Atatürk Nutuk’u 15 Ekim 1927 tarihinde toplanan CHP’nin 2. kurultayında, her gün altı saat okuyarak altı günde bitirdi.
Nutuk’ta Kuruluş Savaşından Cumhuriyete Atatürk ilke ve devrimlerine kadar çok net açıklamaları ve olayları görmekteyiz.
22 Eylül 1924’te Atatürk, Samsun’da yaptığı konuşmada “Dünyada her şey için, uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki yol gösterici ilimdir, fendir” diyordu ama 1 ay sonra beklemediği bir olay yaşandı.
26 Ekim 1924’te Milli Mücadele’nin Doğu Bölgesi Komutanı Kâzım Karabekir; ardından 30 Ekim 1924’te General Ali Fuat Cebesoy, ordu müfettişliklerinden istifa ettiler ve görevlerine TBMM’de milletvekili olarak devam edeceklerini açıkladılar.1 Atatürk bu olayı hiç beklemiyordu ve bu olayı “komutanlar komplosu” olarak değerlendirdi.
İki hafta sonra, 17 Kasım 1924’te Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay, Refet Bele ve Adnan Adıvar Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kurdular. Milli Mücadele’ye birlikte başlayan arkadaşlar arasında ilk “çatlak” açığa çıkmıştı.
Ve sorunlar sıkıntılar bitmiyor artarak devam ediyordu.
Musul konusu Milletler Cemiyeti’nde konuşulurken bu kez 13 Şubat 1925’te Şeyh Sait isyanı başladı. İsyancılar, 16/17 Şubat’ta Bingöl (Genç) ilini, 24 Şubat’ta Elazığ’ı ele geçirdiler ve her iki şehri yağma ettiler. Daha sonraları isyancıların arkasında İngiliz Gizli Servisi’nin bulunduğu belgelere dayalı olarak ortaya çıkmıştı.
İsyanın denetim altına alınması amacıyla TBMM, 4 Mart 1925’te iki yıl için “Takrir-i Sükûn Kanunu”nu kabul etti.
23 Ağustos 1925’te Atatürk elinde yazlık bir şapka ile Kastamonu’ya gitti.
Kastamonu da “Uygarlık öyle kuvvetli bir ateştir ki ona yabancı kalanları yakar, mahveder. Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve gerçek tarikat, uygarlık tarikatıdır.”
Çankırı konuşması: “Hiçbirimiz tekkelerin uyarmasına muhtaç değiliz. (Bunların) amacı, halkı kendinden geçmiş ve aptal yapmaktır.”
SUİKAT GİRİŞİMİ
14 Haziran 1926 tarihinde İzmir suikastı ortaya çıktı. Atatürk’e karşı girişilen bu hareketin içinde bulunan Giritli Şevki, İzmir Valisi Kazım Dirik’e Atatürk’e suikast yapılacağını ihbar etti.
Suikast girişiminin, İstiklal Mahkemesi’nde belgelere bağlanması karşısında Mustafa Kemal’in çok “üzüntü” çekmesi doğaldır. Bu durum karşısında Atatürk bir durum değerlendirmesi yaptı. Vatan kurtarılmış, çağdaşlaşma hareketi başlatılmış ancak kendisine de suikast düzenlenmiştir.
Bu durumda, Mustafa Kemal, tarihe bir belge bırakmak istedi.
19 Mayıs 1919’dan başlayarak 1927 yılına kadar geçen 8 yılda olan bitenleri ele aldı. Günlerce yoğun olarak çalışarak belgelere dayalı Nutuk’u hazırladı.
Atatürk Nutuk’u 15 Ekim 1927 tarihinde toplanan CHP kurultayında altı gün boyunca toplamda 36 saat 33 dakikada bizzat okudu.
Nutuk, Milli Mücadele’nin belgelere dayalı tarihidir. Eğer Nutuk olmasaydı, Milli Mücadele, onu değersizleştirmek, yalan ve yanlışlarla saptırmak isteyen karşıdevrimcilerin elinde bambaşka bir niteliğe bürünürdü.
Atatürk, Nutuk’tan söz ederken “Amacım, devrimimizin incelenmesinde tarihe kolaylık sağlamaktır. Milli varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin bağımsızlığını nasıl kazandığını, ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. , Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen milli felaketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.
Atatürk bir yandan Türk Devrimi’nin incelenmesinde tarihe kolaylık sağlarken, dünya tarihinde bir benzeri olmayan Kuvayı Milliye hareketini belgelere dayalı olarak bizzat anlatıyor. Türk devletinin geleceğine yön veren ilkeler de belirtilmiştir. siyasal ve ekonomik “tam bağımsızlık” ilkesi ile “kurtuluş” ve “kuruluş” belgesidir.
Cumhuriyet Bayramı tüm ulusumuza kutlu olsun…
Mutlu ve aydınlık yarınlara…





Yorumlar
Yorum Yap