Gözden kaçırmayın
"ERKMEN GÖLETİ’NDEKİ SU ÇEKİLMESİ ENDİŞE VERİYOR" 
Erhan: "Kentsel dönüşüm planlandı mı?"
“Bugün Afyonkarahisar’ın 2013 yılından beri bir şekilde başlatıp, yol bulamadığı kentsel dönüşümle ilgili toplanmış bulunmaktayız” diyen Yeni Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Faruk Duha Erhan, “Daha önce iki kez girişimde bulunuldu. Fakat bir sonuç alınamadı. Bu kez üçüncü defa kentsel dönüşümle ilgili bir çalışma başlatıldı. Mısri Camii ve İmaret Camii etrafındaki riskli yapılar 2013 yılında tespit edildi ve bu konu 2026 yılında önümüze geldi. Şimdi de bazı çalışmalar önümüze koyuluyor. Kesinlikle kentsel dönüşümün yapılması gerekiyor. Bunun sonuna kadar arkasındayız. Ama milletin kurduğu Yeni Parti olarak her zaman milletimizin çıkarlarını koruyarak onların yanındayız. Bu konuda hiçbir vatandaşımızın mağdur edilmemesini istiyoruz. Belediye Meclis grubumuz Grup Başkan Vekilimiz Mehmet Kemal Demirkırkan öncülüğünde kentsel dönüşümle ilgili çok detaylı bir çalışma yaptı. Derin bilgiler içeren teknik bir rapor hazırlandı. Bizim burada üzerinde durduğumuz konu vatandaşlarımızın menfaatleri ve çıkarlarıdır. AKP’nin her zaman yaptığı en büyük hata plansızlık olmuştur. Kentsel dönüşüm planlandı mı? Alt yapı ile ilgili herhangi bir çalışma yapıldı mı? Bunların da irdelenmesi gerekiyor. Buralara sadece bina yapmakla kalmayıp sonraki yaşamı da düşünmek gerekir. Kentsel dönüşüm yapılacak olan bölgeler şehir merkezimize çok yakın. Bu çalışmalar şehir merkezinin yoğunluğunu da arttırmamalı. Maalesef her şeyi plansız yaptıkları gibi kentsel dönüşümü de plansız yapacaklar diye korkuyoruz. Yeni Parti olarak her zaman konuşmaya devam edeceğiz. Belediye Meclis üyelerimiz de konuşamaya devam edecekler. Oradaki hiçbir üyemiz hiçbir zaman susturulamaz. Seçilmiş olan her bir Belediye Meclisi üyemizin arkasında binlerce Yeni Parti üyemiz vardır. Arkalarında koskoca bir örgüt vardır. Bundan sonra eğer sesimiz kesilmeye çalışılırsa tepkimiz daha büyük olacaktır” şeklinde konuştu.

Demirkırkan: "Kentsel dönüşüm Afyonkarahisar için bir fırsattır"
Erhan’dan sonra söz alan Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Mehmet Kemal Demirkırkan ise şunları kaydetti: “Afyonkarahisar’ın en önemli gündem maddelerinden birisi kentsel dönüşüm. Bu konuda daha önce iki kez girişim yapıldı. Şu an üçüncü girişimle karşı karşıyayız. Belediyede 6 aydır bu konuda çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmalarla ilgili çok ciddi bir sivil toplum tepkisi görmedik. Biz de konuyu enine, boyuna araştırıp ondan sonra fikir beyan edelim istedik. Mimar, İnşaat, Harita ve Jeoloji Mühendisleri, Avukat ve Gayrımenkul Değerlendirme Uzmanı arkadaşlarla oturduk. Kamuoyuna açıklanan verileri ciddi şekilde inceledik. Kentsel dönüşümün artı ve eksilerini ortaya koyduk. Yeni Parti Afyonkarahisar’da kentsel dönüşüm olmasın diye bu toplantıyı yapmıyor. Kentsel dönüşüm olacak ama bu konu hem ilimizin faydasına olmalıdır hem de insanlarımız zarar görmemelidir. Hazırladığımız yaklaşık 40 sayfalık bir rapor. Burada kısa bir özet sunacağız. Bizim düşüncemize göre kentsel dönüşüm Afyonkarahisar için bir fırsattır. Ama bu fırsat bir yeni dönüşüme mi, yoksa mağduriyetlere mi neden olacak? Bu alınacak kararlarla netleşecek. Kentsel dönüşümün ilk düğmesi doğru iliklenirse bundan sonrası da iyi olacaktır. Bu raporun hazırlanmasında emek veren herkese teşekkür ediyorum. Kentsel dönüşüme karşı değiliz. Afyonkarahisar deprem açısından riskli bir il. Daha önce de çeşitli depremler yaşadık. Bu deprem riskinden dolayı kentsel dönüşüm elzemdir. İkincisi öngörülen alanlara itfaiye, ambulans giremiyor. Sokaklar oldukça dar. Buralarda yapılaşmaya müsaade edilmediği için herhangi bir çivi bie çakamıyorsunuz ve doğalgaz yok. Bu mahallelerde yaşayan özellikle yaşlı nüfus yaşıyor. İnsanların birçok problemlerinin yanında ısınma problemi de başta yer alıyor” dedi.
Demirkırkan basın mensuplarına parti olarak hazırladıkları Kentsel Dönüşüm Raporunu detaylarıyla sundu.
Rapordan Dikkat Çeken Başlıklar
Mısri Camii ve İmaret Camii çevresi 2013'te "riskli alan" ilan edildi. Aradan on üç yıl geçti; iki girişim sonuçsuz kaldı. Bu süre boyunca bölgeye inşaat ruhsatı verilmedi ve yüzlerce ev bakımsızlıktan çürüdü. Bugün üçüncü girişim yürüyor: Afyonkarahisar Belediyesi projeyi 3 Ağustos 2026'da Meclis'e sundu, 4 Ağustos'ta bilgilendirme ofisini açtı ve hak sahiplerinden imza toplamaya başladı. Sahada kullanılan hesap belgesi, "Uygulama Esasları", 1 Ekim 2026'da Meclis'ten geçti.
Kentsel dönüşüme karşı değiliz. Deprem riski gerçek; sağlıksız yapı stoğu ve düzensiz yapılaşma nedeniyle dar sokaklara itfaiye giremiyor; yaşlı nüfus ısınmasız ve bakımsız evlerde yaşıyor. Bu dönüşümün bir an önce ve doğru biçimde yapılması Afyonkarahisar’ın en önemli şehircilik meselesidir.
Kentsel dönüşüm bina yıkıp, bina dikmek değildir. Güvenli yapı, doğru plan, ulaşım, okul, sağlık ocağı, yeşil alan ve adil hak ediş birlikte düşünülmelidir. Siyaset malzemesi olarak görülmez, doğru planlanır bilimsel verilerle yürütülür ve hak sahiplerinin rızası gözetilirse, kentsel dönüşüm Afyonkarahisar'ın önünü açar, şehrimize yeni bir vizyon kazandırır. Ancak yanlış planlanır, sosyal ve ekonomik boyutları gözardı edilirse bugün çözüm diye başlayan süreç, yarının büyük şehircilik sorununa dönüşebilir.
Kentsel dönüşüm Afyonkarahisar için büyük bir fırsattır. Bu fırsatın çağ atlatan bir dönüşüme mi, yoksa yeni mağduriyetlere mi dönüşeceği bugün alınacak kararlara bağlıdır.
Bu rapor, sürecin bugünkü hâlinde sekiz ciddi sorun tespit etmiştir.
1. Esaslar iki ay sahada uygulandıktan sonra, madde madde görüşülmeden Meclis'ten geçmiştir. Meclis 4 Mayıs 2026 tarihli 254 sayılı kararında esasların "değerlendirilmek ve karara bağlanmak üzere" Meclis'e geri getirilmesini şart koşmuştu. Belge 4 Ağustos'tan itibaren sahada uygulandı; bu belgeye göre metrekare bildirildi, imza alındı. Meclis belgeyi 1 Ekim 2026 tarih ve 467 sayılı kararla, komisyondan geldiği şekliyle ve oybirliğiyle kabul etti. Biz de kentsel dönüşüme destek için evet oyu verdik. Ancak on beş maddelik belge oturumda madde madde okunmadı; tek paragraflık komisyon raporuyla onaya sunuldu. Bu rapor, o gün görüşülmeyen maddelerin içini açmaktadır.
2. Onaylı imar planı yoktur. Belediye'nin 18 Eylül 2026 tarihli cevap yazısı bunu açıkça belirtir; bu rapora daha sonraki bir plan onayı da sunulmamıştır: "Onaylanmış yeni bir imar planı bulunmamakta, çalışmalar taslak aşamasındadır." Plan olmadan emsal, kat ve kesinti oranı kesinleşmez; dolayısıyla vatandaşa söylenen metrekare de kesin değildir.
3. Belgeler birbirini tutmuyor. Meclis sunumu %10 kesinti diyor, Uygulama Esasları %45'e kadar. Sunum "kat karşılığı %50" diyor, Esaslar 0,45 katsayısı. Esaslar maliyet hesabını "taslak imar planda öngörülen (en az 10 katlı)" yapılara göre kurmuş; Meclis sunumunda ise zemin+6 ve emsal 2,20 denmiş. Sunum 25.000 TL/m² inşaat maliyeti vermiş, Esaslar 30.000 TL. Bir vatandaş bu belgelere bakıp hakkını hesaplayamaz. Tam liste Ek 2'dedir.
4. Rakamlar açıklanmıyor. Belediye formülü, DOP oranını, emsali ve birim fiyatı KVKK gerekçesiyle vermemektedir. Oysa bunlar kişisel veri değil, herkes için geçerli parametrelerdir. Kendi taşınmazının raporunu isteyen vatandaşa da rapor verilmemektedir; Bilgi Edinme Kanunu bunun için 15 iş günü süre öngörür.
5. Formül, arsası büyük ve boş olanı cezalandırmaktadır. Cadde üzeri ile çıkmaz sokak arasındaki değer farkı yalnızca 2,8 kat kabul edilmiştir; piyasada bu fark çok daha yüksektir. Boş arsa sahibi hakkının yalnızca %5'i kadar borçlanabilirken, bina sahibi %30 borçlanabilmektedir. Kat sayısı artırıldığı hâlde hak edişlerin buna paralel iyileşmediği yönünde yaygın bir algı vardır; artan imar hakkının kime yansıdığı açıklanmalıdır.
6. Ön sözleşmeye "niyet beyanı" denmekte, ama vatandaşa yükümlülük yüklenmektedir. Esaslar, ön uzlaşma belgesini iki taraf için de bağlayıcı olmayan niyet beyanı sayar. Aynı belge hak sahibi için devredilemez, taşınmaz satılırsa hükümsüz kalır, yanlış beyanda suç duyurusu öngörür; etap veya takvim değişirse kira yardımı ve tazminat talebini kapatır. İdare ise katsayı ve oranları güncelleyebilir. Bağlayıcı olmayan bir belgede bu yükümlülüklerin ne işi var? Nabız yoklamak için imza gerekmez.
7. Kira yardımı gerçekçi değildir. Daire başına 4.500-6.000 TL öngörülmektedir. Bu tutar bugünkü rayicin çok altındadır; binlerce ailenin aynı dönemde kiraya çıkması kiraları daha da yükseltecektir. Yardım rayice göre belirlenmeli, süresi baştan yazılmalı ve yeni konut teslim edilinceye kadar sürmelidir. Borçlanma taksitinin hangi endekse bağlanacağı ise hiç açıklanmamıştır.
8. Yapım modelinde güvence yoktur. Model özel yüklenici ve Zaferkent A.Ş.'ye dayanmakta; arsanın %55'i yükleniciye kalmaktadır. Bina tamamlama sigortası, teminat mektubu ve kademeli tapu devri gibi mekanizmalar öngörülmemiştir. İstanbul Fikirtepe bu güvencelerin yokluğunda ne olduğunun örneğidir. Okul, sağlık ocağı, yeşil alan ve trafik çözümü sunumda yer almamıştır.
Talebimiz süreci durdurmak değil, düzeltmektir. Esaslar Meclis'te madde madde yeniden görüşülsün; formül, DOP ve emsal yazılı olarak açıklansın; hak sahibine kendi raporu verilsin; kira yardımı ve borçlanma şartları baştan yazılsın; yükleniciye güvence şartı konsun; 42 hektar tek seferde değil etaplarla ele alınsın.
Hız talimatı vardır ve doğrudur. Ancak hız, şeffaflığın ve adaletin yerine geçmez.







Yorumlar
Yorum Yap